2013 İçin Finansman Gider Kısıtlaması

Geçen haftaki yazımızda da bahsettik. 2012 yılının ortalarında çıkarılan 6322 sayılı kanun ile sınırlayıcı mahiyette bazı önemli hükümler getirilmiştir. Kanunun TBMM görüşmeleri sırasında da yazdığımız üzere, getirilen önemli ve...
hesaplama_6

Geçen haftaki yazımızda da bahsettik. 2012 yılının ortalarında çıkarılan 6322 sayılı kanun ile sınırlayıcı mahiyette bazı önemli hükümler getirilmiştir. Kanunun TBMM görüşmeleri sırasında da yazdığımız üzere, getirilen önemli ve vergi tekniği ile çok da bağdaştırılamayacak bir hüküm de finansal gider kısıtlamasına ilişkindi.

Biz bu hükmün doğurabileceği sakıncaları tasarının TBMM’de görüşülmesi aşamasında dile getirerek mümkünse, tasarıdan çıkarılmasını önermiştik. Tasarının Plan Bütçe Komisyonu ve TBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında ilk haline göre finansal kurumlar hariç tutulmak ve öz kaynağı aşan kısmı denilmek suretiyle önemli iyileştirmeler yapılmıştı.
Hükme, “kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının yüzde 10’unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulu’nca kararlaştırılan kısmı” denilerek de otomatik bir sigorta konulmuştu. Nitekim kanun yayınlandığı tarihten bu yana Bakanlar Kurulu konuya ilişkin oran belirleyen bir karar almamış olduğundan ve 2013 yılı da kapanmış bulunduğundan bu hükmün gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri açısından 2013 yılı bakımından uygulanmaması sağlanmıştır.
Bu yazıdaki maksadımız, konuyu tekrar gündeme getirmekten ziyade özellikle bu yazı yayınlandığında 2013 yılına ilişkin dördüncü geçici vergi beyannamelerini verme süresi sona ermemiş olduğundan bu konuda tereddüdü bulunanlara uygulamanın olmayacağını net olarak belirtmektir.
Elbette 2014 ve sonraki yıllarda mükellefler açısından, bu maddeler gelir ve kurumlar vergisi yasalarında olduğu müddetçe bir tehdit unsuru olarak kalmaya devam edecektir. Gerçi maliye tarihine baktığımızda çıkarıldığı halde uygulanma imkanı hiç bulmayan ama bir tehdit unsuru olarak yasalarda kalıp önce ertelenen, daha sonra da uygulamadan kaldırılan muhtelif hükümler olmuştur. Buna en son örnek olarak 1998 yılında çıkarılıp, önce birkaç yıl üst üste ertelenen, 2003 yılında da tamamen kaldırılan ve kamuoyunda “nerden buldun” olarak bilinen yasa hükmü gelmektedir.
Konu gündeme geldiği dönemde de hatırlattığımız üzere, vergi sistemimizde finansman gider kısıtlamasına ilişkin hüküm ilk değildir. Enflasyonun yüksek olduğu yıllarda finansman gider kısıtlamasına ilişkin hüküm vardı. Ancak gelir ayağı için de uygulandığından vergi tekniği açısından bir sorun teşkil etmiyordu. Vergi sistemimizde 2003 yılında yapılan bir düzenleme ile “enflasyon muhasebesi” uygulamaya konulmak suretiyle yüksek enflasyonun yarattığı gelir ve giderlerin vergi matrahı üzerinde fiktif değişikliklere neden olmaması öngörülmüştü. Yüksek enflasyon nedeniyle ancak bir yıl uygulanma imkanı bulan bu düzenleme, takip eden yıllarda enflasyonun hızla makul sayılabilecek seviyelere inmesiyle birlikte artık hatırlanır olmaktan bile uzak hale gelmiştir. Temennimiz ekonomik istikrarımızın bozulmaması ve ‘yüksek enflasyon dönemi’ diye hatırladığımız ve 6 ay veya bir yıl gibi bir süre ülke dışında bulunanların geri geldiklerinde rakamlara adapte olmak için ciddi zaman harcadıkları o dönemleri bir daha yaşamamamızdır.
Son getirilen düzenlemenin her ne kadar kredi yerine öz kaynakla çalışmayı teşvik etme amacı taşıdığı ileri sürülse bile öz kaynağı aşan kredi kısmına ilişkin finansman gider kısıtlaması uygulanabilecek olması birçok firmayı olumsuz etkileyebilecektir.
Tasarruf oranımızın düşük, istihdam açığımızın hâlâ ciddi boyutlarda olduğu, ilk başlarda masrafı getirisinden fazla olacak ar-ge ve innovasyon yatırımlarının ne derece gerekli olduğu dikkate alındığında; Bakanlar Kurulu’nun bu maddeyi daha uzunca bir süre oran belirlememek suretiyle askıda bırakmasında büyük yarar bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Kaynak: http://www.ito.org.tr/wps/portal/gazete-detay?WCM_GLOBAL_CONTEXT=ito_portal_tr/ito-portal/gazete/gzt-2014/gzt-2014-2/gzt-2014-2-14/8ecba28042ed452eb094b99e69e5e2de

Kategoriler
EkonomiGüncelMuhasebeVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR