Alacakları Takip İçin Çağrı Merkezi Kurdu

Eskiden yolu gözlenen ve adına türküler yakılan postacılar günümüzde neredeyse korkulan kişiler oldu. Sevdiklerinden, askerdeki çocuklarından mektup bekleyen anne-babalar, sınav sonuçlarını merakla bekleyen öğrenciler ve bayramlarda tebrik kartı bekleyen...

Eskiden yolu gözlenen ve adına türküler yakılan postacılar günümüzde neredeyse korkulan kişiler oldu.

Sevdiklerinden, askerdeki çocuklarından mektup bekleyen anne-babalar, sınav sonuçlarını merakla bekleyen öğrenciler ve bayramlarda tebrik kartı bekleyen hemen herkesin gözü posta kutularında olurdu. Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte iletişim araçları da değişti. Artık postacıların çantasındaki mektup ve tebrik kartının yerini icra celbi, haciz duyurusu, protesto mektubu, bakaya son çağrısı, mahkeme celbi ve faturalar aldı. İnsanlar kendilerine sevimsiz gelen bu tür haber kâğıtları yüzünden posta kutularına bakma gereği bile duymuyor.

Ama siz yine de size gelen mektupları, özellikle de Maliye tarafından gönderilen zarfları ihmal etmeyin. Maliye’nin göndereceği zarflardan ya defter belge/bilgi isteme yazısı veya ödeme emirleri çıkacaktır. Bu tür bildirilerde genelde geri dönüş için sınırlı bir süre tanınmıştır. Verilen sürede istenen bilgiler veya müracaatlar yapılmazsa ağır müeyyidelerle karşı karşıya kalmak büyük ihtimaldir.

Gelir İdaresi, kamu alacaklarını daha sıkı takip edebilmek için VİMER (Vergi İletişim Merkezi) adında yeni bir birim kurmuş. Emekleme aşamasında olan birim, hazırlanan yazılım sayesinde Türkiye’deki tüm vergi dairelerinin borçlularını görebiliyor. Birimde çalışan 30’dan fazla gelir uzmanı Türkiye’nin her yerindeki borçluları telefonla, SMS ile hatta mektupla bilgilendirerek bu konuda uyarıyor. Böylece hem devletin birikmiş alacakları tahsil edilmiş hem de vergi dairesi müdürü, müdür yardımcısı ve diğer personelin gözünden kaçan veya atlanan borçlular da takibe alınmış oluyor. Yalnız bu aramalar tahsilâtta iki başlılık oluşturmaya başlamış. Vergi dairelerinin arayıp görüşmeye çağırdığı mükellefler yeni bir ödeme planı oluşturup tutanak imzaladıktan sonra VİMER’den aranınca kafaları karışıyor. Acaba başka borcum mu var, diye düşünerek tekrar vergi dairelerine gidiyorlar. İlerleyen dönemde bu karışıklığın da çözüleceğini düşünüyorum. Bakanlık yeni kurulan birimin artı ve eksilerini değerlendirip projeyi geliştirip geliştirmeyeceğine karar verecek. Unutulmaması gereken konu, vergiyi tarh tahakkuk ve tahsil eden birimin vergi dairesi olduğudur. Haciz gibi mükellefi sıkıntıya sokacak işlemler vergi dairesinden başlar. Bu yüzden bu konuda bilgi alan mükelleflerin vergi dairesi ile irtibata geçmesinde fayda var.

Ödeme emri, Amme Alacakları Kanunu’na göre vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenir. Bununla borçlulara 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları ihtar edilmiş olur. Şunu da belirteyim ki kamu alacağının 6183 sayılı kanuna göre takip edilebilmesi için alacağın, devlete, il özel idarelerine, belediyelere ait olması gerekir. Sözleşmeden, haksız fiilden ve haksız iktisaptan kaynaklanan borçlarda özel hukuk hükümleri uygulanır. Asıl borçlulardan tahsilat yapılamıyor veya tahsilat yapılamayacağı anlaşılıyorsa, kanunî temsilci, limitet şirket ortağı veya kurum mümessilleri gibi borçtan sorumlu olanlara da ödeme emri tebliğ edilir. Tebligatı alan bu kişiler de asıl borçlu gibi borcu ödemek veya mal bildiriminde bulunmak zorunda. Yeri gelmişken özellikle VİMER tarafından yapılan bildirimlerin ödeme emri tebliği olmadığını ifade edeyim. Ödeme emrinde borcun aslı ve bu borca bağlı olarak hesaplanan faiz, gecikme zammı vs. ayrıntılı olarak yazılır.

Tebligatı alan mükellef yedi gün içerisinde borcu ödemek veya mal bildiriminde bulunmak zorunda. Mal bildiriminden kasıt, borçlunun borcuna yetecek tutarda mal varlığını ve geçim kaynaklarını vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmesidir. Borçlunun haczedilebilecek malları olmadığını bildirmesi de mal bildirimi hükmündedir. Haczedilebilecek malı olmadığını bildirenler, bu bildirim ile birlikte veya bildirimin tarihinden itibaren 15 gün içinde en son kanuni ikametgâh ve iş adreslerini, nüfus kayıt örneğini vb. bilgileri bildirmek zorunda.

Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdur. Sonradan edinilen mallarını ve mal varlığındaki artışlarını belirtilen süre içinde bildirmeyerek kamu alacağının tahsiline engel olan veya tahsilini zorlaştıran borçlu, bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Dava açılması tahsilatı durdurmaz

Ödeme emrini alan borçlu; tebliğden itibaren 7 gün içerisinde böyle bir borcunun olmadığını veya bu borcu kısmen ödediğini/ borcun zamanaşımına uğradığını iddia ederek dava açabilir. Mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece dava açan borçlu hakkında başlatılan takip işlemleri devam eder. Ödeme emirlerine açılan davalarda geçecek zaman sebebiyle katlanacak faizlerden başka bir risk daha bulunuyor. Kanuna göre açılan davada tamamen veya kısmen haksız çıkan borçlu, haksız çıkılan borç tutarı kadar olan kamu alacağının % 10’u kadar ceza ödemek zorunda. Borçlu açtığı davayı kaybettiğinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde, mal bildiriminde bulunmak zorunda. Diğer taraftan, vergi mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun davanın tutarına göre Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay’a itiraz/temyiz başvurusu yapma hakkı bulunmaktadır.

 

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yusuf-keles/maliye-alacaklarini-takip-icin-cagri-merkezi-kurdu_2136801.html

Kategoriler
GüncelVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR