Bu Özelgelere Dikkat!

Özelgeler, eski adları ile muktezalar, yakın zamana kadar mükelleflere sağladıkları hukuki koruma açısından zayıf bir konumdaydı. Yani vergi inceleme elemanlarının bu görüşlere uyma zorunluluğu bulunmuyordu. Ancak 27/3/2013 tarihli Resmi...

Özelgeler, eski adları ile muktezalar, yakın zamana kadar mükelleflere sağladıkları hukuki koruma açısından zayıf bir konumdaydı. Yani vergi inceleme elemanlarının bu görüşlere uyma zorunluluğu bulunmuyordu.

Ancak 27/3/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 425 sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile yeni bir dönem başladı. Bundan böyle vergi inceleme elemanlarının Gelir İdaresinin vermiş olduğu görüşlere aykırı yönde vergi inceleme raporu düzenlemesi pek mümkün bulunmuyor. Üstelik aynı konu ile ilgili olarak başka bir mükellefe verilmiş olan özelgenin olumlu sonuçları, aynı durumdaki diğer tüm mükellefler için etkin bir koruma sağlıyor.

Biz de bu minvalde; artan önemlerine binaen, Gelir İdaresi tarafından son dönemde verilmiş olan ve dikkat çekilmesinde fayda gördüğümüz bazı özelgelere bugünkü yazımızda yer vermek istedik.

Arsasına konut yapıp satanın durumu

Taşınmaz satışlarından elde edilen gelirin niteliğine yönelik düzenlemeler gelir vergisi mevzuatımızın en gri alanını oluşturuyor. Zira yasal düzenlemelerde, değer artış kazancı ile ticari kazanç arasındaki sınırın ne olduğuna ilişkin nesnel bir kriter yer almıyor. Oysa ticari kazanç elde edildiğinin kabulü durumunda; defter tutulması, düzenli beyanname ve bildirimde bulunulması, fatura bastırılması ve KDV mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekirken; değer artış kazancı elde edilmesi durumunda bunlar söz konusu değil.

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının yakın dönemde vermiş olduğu bir özelge bu anlamda kayda değer (ilgili başkanlığın 4/9/2012 tarihli özelgesi). Bahse konu özelgede; kendi sahip olduğu arsa üzerine yaptırdığı 3 konutu (müstakil) maddi sıkıntı nedeniyle satan kişinin elde ettiği kazancın, ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerektiği yönünde görüş verilmiş durumda. Bu görüşe dayanak olarak, söz konusu konut inşaatlarının, şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşmış olması gösterilmiş.

Isı yalıtımı için yapılan harcamaların durumu

Çoğu konut sahibi son dönemde doğalgaz faturasını düşürebilmek için evini mantolatıyor. Özellikle konutunu kiraya verenler yönünden bu mantolama maliyetlerinin durumu merak konusu.

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı konuya ilişkin vermiş olduğu bir özelgede (11/8/2012 tarihli); kiraya verilen taşınmaz için yapılan mantolama işlemine ilişkin harcamanın doğrudan indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş vermiş durumda.

Buna göre söz konusu tutarın, taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi ve amortisman yoluyla hasılattan indirim konusu yapılması gerekiyor.

Konut kiralamalarında sürpriz Damga Vergisi!

Bilindiği üzere gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadi işletmelere dahil olmayan taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri damga vergisinden istisna. Ancak yakın dönemde (25/6/2013 tarihli özelge) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir özelgede konuya farklı bir açıdan bakılmış durumda.

Söz konusu özelgede;

– Sözleşmenin, sadece kiraya veren ve kiracının imzasını içermesi ve depozito tutarı ile kefalet şerhi içermemesi halinde Damga Vergisi’nden istisna tutulacağı,

– Kira tutarı yanında depozito tutarını ve/veya kefil imzasını içermesi halinde ise depozito ve kefalet şerhi işlemlerine ilişkin tutarın toplamı üzerinden Damga Vergisi aranacağı ifade edilmiş.

Serbest meslek erbabı da yenileme fonu ayırabilecek

Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabının yenileme fonu ayırıp ayıramayacağı konusunda muhtelif görüşler mevcuttu. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 3/1/2012 tarihli özelge ile durum netleşti.

Buna göre; serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabı da, amortismana tabi kıymetlerini yenilemek için satarsa, satıştan doğan kazanç üzerinden, ilgili yasal düzenlemelere uyulmak koşulu ile vergi ödemeyecek.

Eğitim ve sağlık harcamalarının kapsamına yönelik özelgeler 

Gelir Vergisi Kanunumuza göre; kanundaki şartlar dahilinde, beyan edilen gelirin %10’unu aşmamak üzere, gerçekleştirilen eğitim ve sağlık harcamaları vergi matrahından indirilebiliyor.

Gelir İdaresi yakın dönemde vermiş olduğu özelgelerde; okul servislerine ödenen tutarların eğitim; tüp bebek tedavisi için yapılan harcamaların ise sağlık gideri olarak kabulünün mümkün olduğunu ifade etti. Buna göre; yasal düzenlemelere uyulmak koşulu ile bu harcamalar da vergi matrahından düşülebilecek.

İSMAİL KÖKBULUT / BUGÜN

Kategoriler
Vergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR