Denetçilerin Hile Sorumluluğu

Bağımsız denetçilerin ‘finansal tabloların denetiminde denetçinin hileye ilişkin sorumluluklarını düzenleyen ‘Bağımsız Denetim Standardı (BDS) Resmi Gazete’de yayımlanarak 10 Aralık 2013 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. (10 Aralık 2013 gün ve...

Bağımsız denetçilerin ‘finansal tabloların denetiminde denetçinin hileye ilişkin sorumluluklarını düzenleyen ‘Bağımsız Denetim Standardı (BDS) Resmi Gazete’de yayımlanarak 10 Aralık 2013 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. (10 Aralık 2013 gün ve 28847 Sayılı Resmi Gazete)

Söz konusu standardın amacı;
* Finansal tablolardaki hile kaynaklı ‘önemli yanlışlık’ risklerini belirlemek ve değerlendirmek,
* Değerlendirilmiş hile kaynaklı ‘önemli yanlışlık’ risklerine karşı yapılacak uygun işlerin tanımlanması ve uygulanması suretiyle bu risklere ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek ve
* Denetim sırasında belirlenen hile veya hile şüphesine karşı uygun işleri yapmaktır.
Standart metninde yapılan tanımlamaya göre hile;
‘Yönetim üst yönetimden sorumlu olanlar, çalışanlar veya üçüncü taraflardan bir veya birden fazla kişinin haksız veya yasalara aykırı bir menfaat elde etmek amacıyla yaptığı aldatma içeren kasıtlı eylemleridir.’
Hile riski faktörleri; hile yapmaya teşvik eden, hile için baskı oluşturan veya hile yapma fırsatı sağlayan olay ve durumlardır.
Gerçekte her denetçi ‘… yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların doğruluk ve dürüstlükleri hakkındaki geçmiş tecrübesine bakılmaksızın, hile kaynaklı önemli bir yanlışlığı ihmalinin bilinciyle denetim boyunca mesleki şüpheciliğini sürdürmek’ zorundadır. Bu bağlamda ‘denetçi, aksini düşünmesini gerektiren bir gerekçe olmadığı sürece kayıt ve belgelerin gerçek olduğunu kabul edebilir. Denetim sırasında yapılan tespitlerin, bir dokümanın gerçek olmayabileceğine veya dokümandaki bilgilerin tahrip edilmiş olabileceğine inanmasına yol açması halinde denetçi bu tutarsızlıkları araştırmakla yükümlüdür.’
Denetçi diğer risk değerlendirme prosedürlerinden ve yürütülen ilgili çalışmalardan elde edilen bilgilerin, bir veya daha fazla hile riski faktörünün varlığına işaret edip etmediğini değerlendirmek zorundadır.
Bu bağlamda da hilenin varlığına ilişkin kesin bir gösterge olmamakla birlikte hile faktörleri, genellikle hilenin meydana geldiği durumlarda bulunur ve bu sebeple hile kaynaklı ‘önemli yanlışlık’ risklerine işaret edebilir.
Denetçi aşağıdaki hususlara ilişkin olarak yönetimi sorgulamakla görevlidir. Bir başka anlatımla denetçi;
* Finansal tabloların hile kaynaklı önemli bir yanlışlık içerebileceği riskine ilişkin olarak yönetim tarafından yapılan değerlendirmeler, bu değerlendirmelerin niteliği, kapsamı ve takip sıklığını,
* Yönetim tarafından belirlenen veya yönetimin dikkatine sunulan her türlü özel hile riskleri ya da hile riski içerebilecek işlem türleri, hesap bakiyeleri veya açıklamalar dahil olmak üzere işletmedeki hile risklerinin belirlenmesi ve bu risklere karşı verilmesine yönelik olarak yönetimin izlediği süreci,
* Yönetimin işletmedeki hile risklerinin belirlenmesine ve risklere karşılık verilmesine ilişkin süreçlerle ilgili olarak üst yönetimden sorumlu olanlarla-varsa-kurduğu iletişimleri, dikkate almak zorundadır.
Dolayısıyla ‘denetçi, işletmeyi etkileyen gerçekleşmiş, şüphe edilen veya iddia edilen herhangi bir hile hakkında bilgilerinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yönetimi ve uygun hallerde işletmedeki’ diğer kişileri sorgulamakla görevlidir.
Denetçi tarafından yönetimin sorgulanması, finansal tablolardaki, çalışanlar tarafından yapılan hileden kaynaklanan ‘önemli yanlışlık’ risklerine ilişkin faydalı bilgiler sağlayabilir. Ancak bu sorgulamaların, finansal tablolardaki, yönetim tarafından yapılan hileden kaynaklanan ‘önemli yanlışlık’ riskleri hakkında faydalı bilgiler sağlama ihtimali düşüktür. İşletme içindeki diğer kişilerin sorgulanması ve bu kişilere başka yollardan denetçiye aktarılmayacak bilgileri iletme fırsatı verir.
Finansal tabloların denetiminde denetçinin hileye ilişkin sorumluluklarını belirleyen ve düzenleyen standart 1 Ocak 2013 tarihinde ve sonrasında başlayacak hesap döneminden itibaren uygulanmak üzere 10 Aralık 2013 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Söz konusu standart hem denetçiler hem de işletmelerde yönetici olarak görev alanlarla, fiilen yöneticilik yapan sermayedarları yakından ilgilendirmektedir.

 

Kaynak: http://www.ito.org.tr/wps/portal/gazete-detay?WCM_GLOBAL_CONTEXT=ito_portal_tr/ito-portal/gazete/gzt-2013/gzt-2013-12/gzt-2013-12-27/c89632004256ad3f81bdff171046ee41

Kategoriler
Denetim
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR

  • Hangi Durumlarda Şirketlere Denetçi Olunamaz ?

    TTK’nın 400. maddesinin birinci fıkrasında, ilgili şirketlere denetçi olunamayacak durumlar sayılmıştır; Denetlenecek şirkette pay sahibiyse, Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu...
  • 10 Soruda Bağımsız Denetim

    1- Bağımsız denetim nedir? Bağımsız denetim, işletmelerin yıllık finansal tablo ve diğer finansal bilgilerinin, bu tablo ve bilgiler için belirlenen kriterlere (örneğin, uluslararası finansal raporlama standartlarına) uygunluğu ve doğruluğu...
  • BOBİ FRS İle İlgili En Çok Sorulan 10 Soru ve Cevabı

    Bildiğiniz üzere, KGK tarafından geçtiğimiz hafta sonu BOBİ FRS kısaltmasıyla Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı yayımlanmıştır. BOBİ FRS ile en çok merak edelin 10 sorunun...
  • SPK-TMS ve TTK Açısından Borca Batıklık Durumu

    Yeni 6102 sayılı TTK. İle birlikte hem TTK’ya göre ve Vergi Usul Kanununa (VUK) göre hazırlanan bilançolar ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına (TFRS) göre hazırlanan bilançolar karşımıza gelmeye başlamıştır....