Dönem Sonu İşlemlerinde Değerleme

Vergi Usul Kanunu giriş hükümleri hariç (Md: 1-3) 5 ayrı kitaptan oluşmaktadır. Bu kitaplar; * Vergilendirme (Md: 4-152) * Mükellefin Ödevleri (Md: 153-257) * Değerleme (Md: 258-330) * Ceza...

Vergi Usul Kanunu giriş hükümleri hariç (Md: 1-3) 5 ayrı kitaptan oluşmaktadır. Bu kitaplar;

* Vergilendirme (Md: 4-152)
* Mükellefin Ödevleri (Md: 153-257)
* Değerleme (Md: 258-330)
* Ceza Hukuku (Md: 331-376)
* Vergi Davaları (Md: 377-417) başlıklarını taşımaktadır.
Söz konusu kitaplardan üçüncüsü dönem sonu işlemleri açısından önem arz etmektedir.
Vergi Usul Kanunu’nun 258. maddesinde yer alan tanımlamadan da anlaşılacağı üzere “Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili kıymetlerin takdir ve tespitidir. “Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur. (Md: 259)
Değerleme bu anlamda, doğrudan vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili bir işlem olduğu için kanunda değerleme ölçüleri ve hangi iktisadi kıymetlerin hangi ölçüyle değerleneceği açık olarak belirlenmiş olup bu konuda mükelleflere uyacakları kurallar hüküm altına alınmıştır. Bilindiği üzere Vergi Usul Kanunu’nun 192. maddesi gereği olarak “Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hülasasıdır (özetidir).”
Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir. (Md: 186)
Envanter çalışmalarında işletmede var olan varlıkların parasal değerlemesi Vergi Usul Kanunu’nun değerleme hükümlerine göre yapılmaktadır. Eğer söz konusu değerleme yapılırken Vergi Usul Kanunu’nun değerleme hükümlerine uyulmaz ise düzenlenen bilanço yapılan denetimlerde “Değerleme” hükümlerine göre düzeltilmekte, sonuçta mükellefler cezalı vergi ödemek zorunda kalmaktadırlar.
Vergi Usul Kanunu hükümleri gereği olarak defterler hesap dönemi itibariyle tutulmaktadır. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi hesap dönemi başında tekrar açılır. Ülkemizde hesap dönemi başı takvim yılı esasına göre belirlenmekte, buna paralel olarak hesap dönemi bitimi takvim yılının son günü yani 31 Aralık olarak kabul edilmektedir. Ancak mükellefler vergi idaresine başvurarak işleri nedeniyle kendilerine özel hesap dönemi tespit ettirme hakkına sahip bulunmaktadırlar.
Hesap döneminin takvim yılı esasına göre belirlenmiş olması halinde değerlemeye esas olacak envanter işlemlerinin de 31 Aralık itibariyle yapılması gerekmektedir.
Envanter işlemlerinin yapılışı sırasında işletmede mevcut varlıkların birim değerlerinin tespiti bu açıdan önem arz etmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 251. maddesinde değerleme ölçüleri 8 ayrı şekilde tespit edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre değerleme ölçüleri;
* Maliyet bedeli (Md: 262)
* Borsa rayici (Md: 263)
* Tasarruf değeri (Md: 264)
* Mukayyet değer (Md: 266)
* İtibari değer (Md: 266)
* Rayiç bedel (Mük md: 266)
* Emsal bedeli ve emsal ücreti (Md: 267)
* Vergi değeri (Md: 268)
Ancak Vergi Usul Kanunu yukarıda sayılan değerleme ölçülerine ek olarak; alış bedelini, alış emsal bedelini, ortalama perakende satış fiyatını, tapu siciline kayıtlı bedeli, finansal kiralamalarda kira ödemelerinin bugünkü değerini de değerleme ölçüsü olarak kabul etmektedir.
Günümüz ekonomisinde menkul kıymetlerin, yabancı paraların, alacakların, borçların (özellikle yabancı para birimlerine göre olanların) vadeli çeklerle ilgili borç ve alacakların 31 Aralık itibariyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Gayrimaddi hakların değerlemesi ise devamlı duraksama yaratmaktadır. Bilindiği üzere gayrimaddi haklar, gayrimenkul gibi tapuya tescil edilen sınırlı ayni haklar ile sınai, ticari ve fikri nitelikteki haklardır. Sınırlı ayni haklar ise Medeni Kanun’un (MK) “Eşya Hukuku” ile ilgili düzenlemeleri içerisinde yer almaktadır. Sınai, ticari ve fikri haklar ise değişik kanunlarda yer almakta olup ayrı bir yazı konusudur.
Vergi Usul Kanunu “İktisadi işletmelerde dahil kıymetler değerlemesini” (Md: 269-Mük md: 290), servetlerin değerlemesini (Md: 291-297) ayrı ayrı belirlemiş bulunmaktadır.

 

Kaynak: http://www.ito.org.tr/wps/portal/gazete-detay?WCM_GLOBAL_CONTEXT=ito_portal_tr/ito-portal/gazete/gzt-2014/gzt-2014-1/gzt-2014-1-03/c05f0780426c632ba035beddf3ee556e

Kategoriler
GüncelMuhasebeVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR