E-Fatura Giderlerini Devlet Karşılamalı

Geçtiğimiz ocak ayında e-fatura ile ilgili yazdığım yazıda birçok şirketin e-faturaya geçmek zorunda kalacağından bahsetmiştim.   İlk planda nasıl uygulanacağı ile ilgili olarak kafa karışıklığı bulunan konu Gelir İdaresi’nin...
Geçtiğimiz ocak ayında e-fatura ile ilgili yazdığım yazıda birçok şirketin e-faturaya geçmek zorunda kalacağından bahsetmiştim.

 

İlk planda nasıl uygulanacağı ile ilgili olarak kafa karışıklığı bulunan konu Gelir İdaresi’nin ısrarlı eğitim ve yayınları ile yaygın bir bilinirliğe kavuştu. E-fatura uygulamasının, hem mükelleflere hem de ülkemize kâğıt faturadan kurtularak baskı, yazdırma, posta ve arşiv maliyetlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırılması gibi çok faydası olacaktır. Başta Avrupa olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde e-fatura uygulaması yaygın bir şekilde kullanılıyor. Nitekim nisan ayında yayımlanan bir raporda, 2013 yılında piyasalardaki toplam e-fatura hacminin AB’de yüzde 33 seviyesine ulaşmasının beklendiği ifade edildi. Dünya genelinde de toplam fatura hacmi içerisinde e-fatura oranının yüzde 5’lere ulaşması bekleniyor. Ülkemizde ise e-fatura hacmi şu anda maalesef binde 5’ler seviyesinde.
Yeni düzenleme ile ülkemizde de bu uygulama gelişmiş olacak. E-faturaya geçiş için belli sektörler ile bu sektörlerdeki firmalardan mal alan firmalardan cirosu yüksek olanlar zorunluluk kapsamına alındığından, ülkemizdeki büyük ölçekli firmaların çok büyük bir kısmının sisteme dahil olmaları gerekecek. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan hesaplamalara göre ilk etapta 2013 yılı içerisinde yaklaşık 30.000 civarında firmanın e-fatura sistemine dahil olması bekleniyor.
E-fatura sistemine geçmek için üç yol bulunuyor
Bunlardan ilki Başkanlık portalı vastasıyla  (www.efatura.gov.tr) e-fatura gönderip alınması yolu. Bu yöntemi daha çok faturalaşma hacmi düşük küçük ölçekli işletmeler tercih edecek gibi görünüyor. Sisteme birkaç gün içerisinde kayıt olmak mümkün.
İkınci yöntemde e-faturalar aracı şirketler aracılığı ile gönderilip alınacak. Bu firmalar Gelir İdaresi tarafından yetkilendiriliyor ve kamuoyuna ilan ediliyor. Mükellefler bu firmalarla sözleşme imzalayıp e-faturalarını düzenlemelerini sağlayacak. Firmaların görevi mükellefler tarafından verilen bilgiler doğrultusunda fatura düzenlemek ve bu faturayı karşı tarafa iletmek olacak.  Aldığım bilgilere göre bu işlem için aracı firmalara ilk girişte 7 bin 500 TL ödenmesi ve yıl boyunca düzenlenecek bin 200 fatura için bin 200 TL bedel ödenmesi gerekecek.
Üçuncü yöntem ise daha çok faturalaşma hacmi yüksek ve gelişmiş bilgi işlem altyapısına sahip şirketler tarafından kullanılacak olan yöntemdir. Bu yöntemde şirketler web servisler aracılığı ile Gelir İdaresi sistemi üzerinden fatura gönderip alacak.
Kayıt dışı bitecek
Yukarıda da bahsettiğim üzere 30 bin civarında şirket kısa sürede e-fatura alıp vermeye başlayacak. Sayı ve ciro olarak ekonominin büyük bir kısmını teşkil eden bu firmaların alış ve satışlarını elektronik ortamda takip edilecek şekilde yapmaları kayıt dışına ciddi bir darbe vurmuş olacak. Kredi kartları ile yapılan harcamalar da dâhil edildiğinde önümüzdeki yıllarda 1 trilyon TL’nin kayıtlı olarak takibi garanti olmuş olacak. E-faturalardaki bilgilerin işlenmesi ile ülkenin mali haritası çıkarılmış olacak. Bu bilgiler kullanılarak hem devlet hem de özel sektör çok farklı projeler geliştirme imkanı bulacak.
Ancak geçtiğimiz hafta gazetemizde yayımlanan haberden de hatırlanacağı üzere; e-fatura için başvurması beklenen 30 bin şirketin sadece onda biri, bu sistem için başvuruda bulunmuş durumda. Bir ay sonra uygulama zorunluluğu bulunan böyle bir projeye başvuru oranının oldukça düşük olduğu görünüyor. Bunda; firmaların muhasebeci, avukat, işyeri hekimi, sosyal güvenlik uzmanı vb. birçok meslek mensubunu bulundurmak/çalıştırmak zorunda kalmalarına ilaveten, aracı firmalara da e-fatura için harcama yapmak zorunda bırakılmalarının etkisi büyük. Mükellefler bütün bu meslek mensuplarına yaptıkları harcamaların kendileri için ağır yük oluşturduğu görüşünde. Hemen her alanda denetime ve izne tabi olan şirketlerin bu gibi devlet tarafından mecbur tutuldukları harcamalar vardır. Yapılan harcamalar arttıkça şirketlerin yeni sisteme uyumu zorlaşıyor. Öyle ki e-fatura düzenlemek zorunda kalacakların yılbaşından itibaren düzenleyeceği kağıt faturanın hiç düzenlenmemiş olarak kabul edileceği ve ağır cezalarla karşı karşıya kalınacağı gerçeği de durumu değiştirmiyor. Bu yüzden devletin; şirketleri ve e-faturanın getireceği artıları düşünerek masrafları karşılamak veya telafi etmek için düzenleme yapması gerekir. Yapılacak bir düzenleme ile e-fatura sistemine geçmek isteyenlere yardımda bulunmak, yapılan harcamaların doğrudan vergiden düşülmesine imkan tanımak gibi alternatifler üretilebilir. Böylece hem sistem daha hızlı yerleşmiş olacak, hem de devletten bu anlamda imkan sağlayan firmaların gelişmesi sağlanmış olacak. Gelişen bu firmaların işsizlere iş imkanı sağlamış olacak.
Sisteme dahil olması gerektiği halde başvuru yapmayan firmaların çokluğu, sistemin yürürlük tarihinin ileriye atılacağını tahmin ediyorum. Ancak radikal bir değişiklik olmadan şirketlerin başvurularında büyük artış olacağını zannetmiyorum. Bu yüzden yukarıda bahsettiğim teşvik adımlarının atılması gerekir.

YUSUF KELEŞ / ZAMAN

 

Kategoriler
Vergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR