Faal Mükellef Sayıları

Şükrü Hoca Pazartesi günkü köşesinde; “Neden 50 milyon seçmene karşılık 1.7 milyon vergi mükellefi var?” başlığı altında faal vergi mükellef sayılarından bahsetmiş ve bu rakamların doğru olmadığını belirtmiş. Hoca...

Şükrü Hoca Pazartesi günkü köşesinde; “Neden 50 milyon seçmene karşılık 1.7 milyon vergi mükellefi var?” başlığı altında faal vergi mükellef sayılarından bahsetmiş ve bu rakamların doğru olmadığını belirtmiş. Hoca yazısında, seçmen sayısının 54.7 milyon, vergi mükellefi sayısının da 19.9 milyon olduğunu, bu rakamları Gelir İdaresi Başkanlığı ve SGK internet sitesinden aldığını yazmış. Hatırlarsanız ben de zaman zaman faal mükellef sayılarına bu köşede yer vermiştim.

Bu yazıyı yazarken, Hoca’yı eleştirmek ya da yermek adına asla bir düşüncem ve tavrım yok, üstelik Hoca’ya sonsuz bir saygım var. Yazıyı neden gündeme aldığımıza gelirsek;

Hoca yazısında vergi mükelleflerinin, birkaç grupta toplandığını belirtip, bunları üç grup halinde sıralamış. Üçüncü gruptakilerin ücretli olarak gelir vergisi ödeyenlerden oluştuklarını, bunları da;

-SSK’liler (4/a’lılar)

-Memurlar (4/c’liler) olarak iki grup olarak yazmış.

İşte itirazım da 4/a’lılar ve 4/c’liler için.

Hepimiz Türkiye’de yaşıyoruz. Türkiye’nin de kendine özgü gelenek, görenek ve adetleri var. Türkiye’deki işletmelerin büyük bir kısmı, neredeyse yüzde 90’ı, KOBİ niteliğine haiz işletmeler. Bu ortalama aşağı yukarı dünyada da böyle. Meslektaşlarımın neredeyse hepsinin müşterileri de bu sınıfa girmektedirler. Durum böyle olunca işler de bu çerçeve de oluşuyor.

Şöyle bir örnek vereyim: kurumsallaşmamış ve KOBİ niteliğinde işletmelerde, patron işçiyi işe alırken ücret tespiti sırasında net ücret üzerinden anlaşırlar. İşçi de örneğin binbeşyüz TL istiyorum der, zira işçi eline geçecek paraya bakar. Oysa işveren işçinin net ücretinin dışında işçiye ait gelir vergisini, damga vergisini ve SSK primini de öder.

Yani 4/a’lı sigortalıların çoğunun kesintilerini işveren üstlenip ödemektedir.

Gelelim 4/c’li memurların vergilerine: Yıllar önce eski hesap uzmanı şimdi YMM olan bir üstadımla bu konuyu tartışmıştık. Üstadın bu konudaki görüşü şöyleydi:” Memurun gelir vergisi kesintisi; devletin bir cebinden çıkar öbür cebine girer”. Düşündüğümüzde devlet bir yerde gelir vergisi tahakkuku yapıyor, bir yerde de bu vergiyi kendisi ödüyor.

Böyle düşününce, 4/a’lıların ve 4/c’lilerin vergi mükellefiyeti içinde sayılmaları bence yanlış. Bu iki grup da yıl sonunda gelir vergisi beyannamesi vermiş olsalardı, ancak o zaman bu iki grubu vergi mükellef sayıları içinde ele almamızın daha doğru olacağı kanısındayım.

 

Kaynak: http://www.gazeteyenigun.com.tr/koseyazilari/27858/faal-mukellef-sayilari

Kategoriler
EkonomiGüncelMuhasebeVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR

  • Borç yapılandırmada süreyi kaçıranlara müjde!

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeniden yapılandırma kapsamında  geçtiğimiz Kasım ve Aralık aylarında vergi ve SGK prim ödemelerini yapamayan ve  haklarını kaybedenlere ikinci bir şans getirdiklerini belirterek, haklarını  kaybedenlerin, ödemelerini...
  • Damga Vergisi Oranları 2017

    2017 Yılı Damga Vergisi Oranları açıklanmıştır. 2016 yılında uygulanan maktu vergi tutarları yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere %7,5 oranında artırılmıştır. 2017 yılı Damga Vergisi Oranları 29931 Sayılı Resmî...
  • 2017 Yılı Yaşlı, Engelli Ve Engelli Yakını Aylık Rehberi

    Sosyal güvenlik sistemimizde prim almadan devlet tarafından muhtaç olan yaşlı, engelli ve engelliye bakan kişilere aylık bağlanmaktadır. Söz konusu aylıklara hak kazanmak için asgari ücret baz alınmak suretiyle muhtaçlık...
  • Sözleşme Süresinin Uzaması ve Damga Vergisi

    Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmeleri genellikle belirli bir süre için yapılırlar. Sözleşmelere de genellikle, süre bitiminden belli süre önce tarafların fesih bildiriminde bulunmadıkça sözleşmenin süresinin uzayacağına ilişkin...