Fazla Çalışmada Nelere Dikkat Edilmeli?

Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İş Kanunu’na göre, ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Denkleştirme...
fazla çalışma
Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İş Kanunu’na göre, ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmayacaktır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesine göre, fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamayacaktır. Bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır.
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının alınması gerekmektedir. Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay her yılbaşında işçilerden yazılı olarak alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır. Zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yapılan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma için bu onay aranmayacaktır.
İşveren, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırdığı işçilerin bu çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek, imzalı bir nüshasını işçinin özlük dosyasında saklamak zorundadır. İşçilerin işlemiş olan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretleri normal çalışmalarına ait ücretlerle birlikte ödenir ve ücret hesap pusulalarında açıkça gösterilir.
Fazla çalışma veya fazla süreli çalışma yapan işçilere istemeleri halinde, bu çalışmalarının karşılığı olarak zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında 1 saat 30 dakikayı, fazla süreli çalıştığı her saat karşılığında 1 saat 15 dakikayı serbest zaman olarak kullanabilme imkanı tanınmaktadır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi, isterse işverene yazılı olarak başvurmak koşuluyla, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat 15 dakikayı serbest zaman olarak kullanabilecektir. İşçi hak ettiği serbest zamanı, 6 ay zarfında işverene önceden yazılı olarak bildirmesi koşuluyla ve işverenin, işin veya işyerinin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihten itibaren iş günleri içerisinde aralıksız ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. İşçinin bu kanundan ve sözleşmelerden kaynaklanan tatil ve izin günlerinde serbest zaman kullandırılamaz. Bu durumda işçi isterse yaptığı günlük çalışma süreleri üzerindeki çalışması için zamlı ücret alabilecek, isterse çalıştığı sürelerin karşılığını serbest zaman olarak kullanabilecektir. Burada önemli olan husus, işçinin talebinin hangi yönde olduğudur. İşçiye, fazla çalışma ücreti istemesi halinde, işveren tarafından işçinin isteği dışında serbest zaman kullandırılması söz konusu olmayacaktır.
İş Kanunu bazı durumlarda fazla çalışmayı yasaklamıştır. Buna göre;
a) İş Kanunu’nun 63 uncü maddesinin son fıkrası uyarınca sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat ve daha az çalışılması gereken işlerde,
b) Aynı Kanunun 69’uncu maddesinin l ınci fıkrasındaki tanıma göre gece sayılan gün döneminde yürütülen işlerde (şu kadar ki, gündüz işi sayılan çalışmalara ek olarak bu yönetmelikte öngörülen fazla çalışmalar gece döneminde yapılabilir),
c) Maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanlarında,
İşçilerin muvafakatleri bulunsa dahi fazla çalışma yaptırılamayacaktır. Fazla çalışma yaptırılmayacak işçiler ise;
a) 18 yaşını doldurmamış işçiler,
b) İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile önceden veya sonradan fazla çalışmayı kabul etmiş olsalar bile sağlıklarının elvermediği işyeri hekiminin veya Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı hekiminin, bunların bulunmadığı yerlerde herhangi bir hekimin raporu ile belgelenen işçiler,
c) İş Kanunu’nun 88’ınci maddesinde öngörülen Yönetmelikte belirtilen gebe, yeni doğum yapmış ve çocuk emziren işçiler,
d) Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçiler,
olarak sayılmıştır.

İBRAHİM IŞIKLI / DÜNYA

Kategoriler
Sosyal Güvenlik
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR

  • 2014-asgari-ucret

    Rapor Parasına Esas Sağlık Raporu Nasıl Olmalı?

    Sigortalıların çalışmaya devam edemedikleri hastalıklar hallerinde rapor parası alabilmeleri bu durumlarını istirahat raporlarıyla belgelemeleri halinde mümkün olabiliyor. İstirahat raporlarının usulüne uygun olması gerekiyor, aksi halde sigortalı açısında hak kayıplarına...
  • devletin-vergi-geliri-artacak-

    İkramiye Farklarına İlişkin Yasa 2017’ye Kalabilir

    30 yıldan fazla çalışan devlet memurlarına “ek ikramiye” ödenmesine ilişkin tasarı Meclis komisyonundan geçmişti. Bu tasarının kanunlaşması ve ödemelerin ne zaman başlamasının planlandığı hakkında bilgi almak isterim. Ayşe Renan Rit Sizin...
  • ndy2nja4mj-kacak-arsa-tapulu-binalar-da-kentsel-donusumden-yararlanabiliyor

    Tapudaki Kaçak Bankada Çıkıyor

    Bugünlerde birçok vatandaşın ekstradan ‘tapu harcı’ borcu çıkmaya başladı. Ev alırken yanlış beyana Maliye banka kredisi ve hesap hareketinden ulaşıp cezayı kesiyor. “600 lira kazanayım” derken 6 bin lira...
  • tarh tahsil

    “Borcum Yok, Bağ-Kur Primim Neden Yüzde 5 Düşmemiş”

    Değerli okurlar, bugün sizlere 4-b’lilere (Bağ-Kur) getirilen yüzde 5’lik indirimden bahsetmek istiyorum. Başlıkta da belirttiğim gibi “Borcum yok ama neden bu ay yüzde 5 4-b faydalanamamışım” diye siz okurlarımdan...