Hizmet Akdinin Unsurları

İdarede sözleşmeli personel olarak çalışan kişilerle ilgili doğacak ihtilaflarda hangi mahkemenin görevli sayılacağı çalışanların İş Kanunu’na tabi çalışan olup olmadığı konusunun nasıl çözümlenmesi gerektiği sorun oluşturmaktadır. Yargıtay 7. HD’...

İdarede sözleşmeli personel olarak çalışan kişilerle ilgili doğacak ihtilaflarda hangi mahkemenin görevli sayılacağı çalışanların İş Kanunu’na tabi çalışan olup olmadığı konusunun nasıl çözümlenmesi gerektiği sorun oluşturmaktadır. Yargıtay 7. HD’ nin 2013/3424E, 2013/4202 k. ve 25.03.2013 tarihli kararı bu konudaki emsal kararlardandır.

 Karara konu davada; Davacı davalı işyerinde figüran unvanı ile görevlendirildiği yazılı ise de dekorcu ışıkçı ses düzenleyici olarak 01.11.2000 ve 31.12.2004 ve 01.09.2005 -21.01.2006 tarihleri arasında istihdam edildiğini, her iki sözleşmesinin de işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücretine ilişkin talepte bulunmuştur.

Davalı idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme 657 sayılı Yasa’nın 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışması nedeni ile davaya idari yargıda bakılması gerektiği gerekçesi ile davayı reddetmiştir. Davacı ise kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, “Davacı ile davalı idare arasında davacının figüranlık yapmasına ilişkin sözleşmeler imzalanmışsa da tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere sahne makinisti ve ışık ses görevlisi olarak da çalıştırılmıştır. Bu anlamda yasanın aradığı zorunluluk, istisnailik ve özel mesleki bilgi koşulları gerçekleşmemiş olup, davacı sözleşmeli personel tanımına uygun düşecek bir iş de yapmamıştır. Dava konusu hukuki ilişkide hizmet akdinin denetim gözetim zaman bağımlılık ve ücret unsurlarının bulunduğu, davacının çalışmalarının 506 sayılı Yasa kapsamında gerçekleştiği, taraflar arasında hizmet ilişkisinin mevcut olduğu, davacı 1475 sayılı İş Kanunu 2. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu 1. maddeye göre işçi olup iş kanunu kapsamında bulunduğu uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.”

Gerekçesi ile mahkemenin kararını bozmuş ve bu durumda iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir. Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere kişiler idare kurumlarında iş sözleşmesi ile çalışmaları ve iş kanununa tabi olmaları mümkün olup ihtilaf halinde iş kanunu ve hükümlerinde de yararlanabileceklerdir.

Kaynak: http://www.dunya.com/hizmet-akdinin-unsurlari-154522yy.htm

Kategoriler
Güncel
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR

  • Borç yapılandırmada süreyi kaçıranlara müjde!

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeniden yapılandırma kapsamında  geçtiğimiz Kasım ve Aralık aylarında vergi ve SGK prim ödemelerini yapamayan ve  haklarını kaybedenlere ikinci bir şans getirdiklerini belirterek, haklarını  kaybedenlerin, ödemelerini...
  • Damga Vergisi Oranları 2017

    2017 Yılı Damga Vergisi Oranları açıklanmıştır. 2016 yılında uygulanan maktu vergi tutarları yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere %7,5 oranında artırılmıştır. 2017 yılı Damga Vergisi Oranları 29931 Sayılı Resmî...
  • 2017 Yılı Yaşlı, Engelli Ve Engelli Yakını Aylık Rehberi

    Sosyal güvenlik sistemimizde prim almadan devlet tarafından muhtaç olan yaşlı, engelli ve engelliye bakan kişilere aylık bağlanmaktadır. Söz konusu aylıklara hak kazanmak için asgari ücret baz alınmak suretiyle muhtaçlık...
  • Sözleşme Süresinin Uzaması ve Damga Vergisi

    Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmeleri genellikle belirli bir süre için yapılırlar. Sözleşmelere de genellikle, süre bitiminden belli süre önce tarafların fesih bildiriminde bulunmadıkça sözleşmenin süresinin uzayacağına ilişkin...