İnadına Hukuk!

Hep kötü şeylerden bahsetmeyelim. Mali hukuk alanında güzel gelişmeler de oluyor. Yetersiz olduğu düşünülebilir ama kötünün iyisi… Hukuk dışı uygulamalardan geç de olsa kurtulmamızı memnuniyetle karşılıyoruz. Biliyorsunuz, yıllardır çeşitli...
ttk

Hep kötü şeylerden bahsetmeyelim. Mali hukuk alanında güzel gelişmeler de oluyor. Yetersiz olduğu düşünülebilir ama kötünün iyisi… Hukuk dışı uygulamalardan geç de olsa kurtulmamızı memnuniyetle karşılıyoruz.

Biliyorsunuz, yıllardır çeşitli sebeplerle, vergi dairelerince hacizler veya ihtiyati hacizler uygulandı. Bu uygulamaların haksız olduğunu düşünen mükellefler, dava yoluna gittiler. Görülen davalar sırasında, yargı organlarının verdiği yürütmenin durdurulması ya da haczin kaldırılması kararları karşısında vergi daireleri ise hiçbir işlem yapmıyorlardı.
Evet. Yanlış duymadınız! Haciz işletmenin yürütmesinin durdurulması ya da haczin kaldırılması yönünde verilen yargı kararları, vergi daireleri için hiçbir anlam ifade etmiyordu. Vergi daireleri bu yargı kararlarına uymuyorlardı. Bu kararlara uymamanın sebebi ise bir kanun hükmüydü. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesinde yer alan, “Ancak haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir” hükmü, vergi dairelerinin mahkeme kararlarını uygulamamasının gerekçesini oluşturuyordu. Yani vergi daireleri nihai yargı kararına kadar haciz işlemine son vermiyordu.

Hüsnükabul göstermek!
Eskiler bilirler“Hüsnükabul göstermek” deyimini. İşte tam da böyle bir şey oldu, yani “iyi karşılamak, güler yüz göstermek” gereken bir gelişme yaşandı.
Anayasa Mahkemesi bu gayri hukuki kanun maddesini iptal etti. Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2013 tarihli ve E. No:2012/107, K. No: 2013/90 sayılı kararı ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi iptal edildi. Bu iptal hükmü, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 22 Kasım 2013’te yürürlüğe girdi.
Artık yargı organlarının vereceği haciz veya ihtiyati haciz kararlarının yürütmesinin durdurulması ya da iptali yönündeki kararların gereği, vergi dairelerince 30 gün içinde yerine getirilmek zorunda.

‘İyi insan sözünün üstüne gelir’
Aynı ara başlıktaki verdiğimiz atasözündeki gibi, iyi kararlar da arka arkaya geldi.
Ve iyi gelişme Anayasa Mahkemesi kararı ile sınırlı kalmadı. Gelir İdaresi de yayımladığı bir İç Genelge ile iptal kararından önce verilmiş olan yürütmenin durdurulması ya da iptal kararlarına göre işlem yapılması gerektiğini duyurdu. Böylece, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten önce mükellefler lehine verilen yargı organı kararları vergi dairelerince uygulanabilir hale geldi.
Hukuk devleti ilkesinin temel prensiplerinden biri, yargı organı kararlarının hem bireyler tarafından hem de devlet tarafından uygulanmasının zorunlu olmasıdır. Hiçbir kanuni düzenleme ile devlet bu zorunluluktan istisna tutulamaz. Tutulsa bile sonucunda hukuk kazanır ve doğru yol bulunur. Bu örnekte olduğu gibi. Örneklerin çoğalması ve hukukun üstünlüğünün korunması dileğiyle…

SOSYAL GÜVENLİK
Doktorunuz 1 Ocak’ta Hazır mı?
İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli çalıştırma veya Ortak Sağlık Güvenlik Birimi’nden (OSGB) hizmet alma yükümlülüğü, çalışan sayısı 50 ve daha fazla olan işyerleri için 1 Ocak 2013’te başlamıştı. Ancak 50 kişinin “altında” işçi çalıştıran işyerleri için bu hüküm “tehlike sınıfı”na göre farklılık gösteriyor. Bunun için yasadaki tanımı okumakta yarar var.
3 özel durum
1. 50’nin altında çalışanı olan, yani en az 1 sigortalı çalıştıran “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” işyerlerinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanından hizmet alma yükümlülüğü 1 Ocak 2014’te başlayacak.
2. 50’nin altında çalışanı olan “az tehlikeli” işyerlerinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanından hizmet alma yükümlülüğü ise 1 Temmuz 2016’da başlayacak.
3. Tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta yer alıp 50 kişiden az çalışanı olan işyerleri yasada şöyle sıralanmış: “Madenler, mermer ve taşocakları, hayvanların kesimi ve kesim sırasındaki etin işlenmesi, peynir, lor ve çökelek imalatı, hamam, sauna vb. yerler, kuaför ve berber işletmeleri, sağlık kuruluşları, diş hekimliği hizmetleri gibi işyerleri.” İşte bu işyerleri 1 Ocak 2014’ten itibaren bir kişi dahi çalıştırıyor olsa, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli çalıştırma veya OSGB’lerden hizmet almak zorunda. Yani; aman dikkat!

SORU-CEVAP

Emeklinin Zor Tercihi
Türkiye’de yurtdışı borçlanması yaparak emekli oldum. Yurtdışına yerleşip çalışmak istersem, emekli maaşımın kesileceği, ödenen maaşların faiziyle geri alınacağı belirtildi. Neden ceza var ve mahkeme bu konuda açılan davalarda SGK’yi suçlu bulmuşken niçin bir düzenleme yapılmıyor? Özlem Alpaslan

Yurtdışı borçlanması yaparak emekli olduktan sonra Türkiye’de Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek çalışmak mümkün ama kişi yurtdışında çalışırsa emekli aylığı kesiliyor. SGK genelgesinde bu açıklama var. Yeni bir düzenleme yapılmasını beklemeli ya da dava açmalısınız.

 

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/20375/inadina_Hukuk_.html

Kategoriler
GüncelSosyal Güvenlik
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR