İşçinin Maliyeti Yüzde 33 Artacak

Toplu sözleşme 8 günlük grev sonunda imzalandı… HT EKONOMİ Sektörün ücret politikalarında belirleyici olan 12 bin işçiyi kapsayan toplusözleşme 8 günlük grev sonunda imzalandı. TÜTSİS’e göre üç yıl sonunda...

Toplu sözleşme 8 günlük grev sonunda imzalandı…

HT EKONOMİ
Sektörün ücret politikalarında belirleyici olan 12 bin işçiyi kapsayan toplusözleşme 8 günlük grev sonunda imzalandı. TÜTSİS’e göre üç yıl sonunda bir işçinin maliyeti yüzde 33 artacak

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜTSİS) ile Türkiye Tekstil Örme ve Giyim Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF) arasında 23 Ağustos’ta, Tekstil İşçileri Sendikası ile Öz İplik-İş’le 27 Ağustos’ta imzalanan üç yıllık toplusözleşmelerle tekstil sektörünün sendikalı ayağında ücret maratonu son buldu. Asıl belirleyici olan TEKSİF’le yaşanan süreç oldu. Bilindiği gibi TEKSİF’le imzalar sekiz günlük bir grev sonrasında atılabildi. İşveren tarafı da yeni ücretlerin işçilik maliyetlerini ne kadar artırdığını hesapladı. Bir işçinin işverene maliyeti geride başta bıraktığı çalışma süresi, yani kıdemi olmak üzere birçok parametreden etkileniyor. Ancak TÜTSİS’in ortalama üzerinden yaptığı hesaplamaya göre maliyet ilk altı ay için yüzde 15.5 arttı. Maliyet artışı üç yıl sonunda yüzde 33.6’ya ulaşacak. Bir işçinin işverene maliyeti ücret, ücrete bağlı ödemeler, sosyal yardımlar, ayni yardımlar, yasal ödemeleri içeriyor. Parasal tutar bakımından maliyet sendikalı işçi çalıştıranlarda bir asgari ücretli için 2 bin 547 liraya ulaştı. 10 yıllık işçinin maliyeti ise 3 bin 183 lira oldu. Toplusözleşme süreci yaklaşık 12 bin işçiyi kapsadı. Aslında tekstil ve hazırgiyim sektöründe 87 bin 567 işçinin sendika üyeliği bulunuyor. Sektörde kayıtlı toplam 907 bin 347 kişi çalışıyor. Yani sektördeki sendikalaşma oranı yüzde 9.6’da kalıyor.

‘RİSKİ BİZ ALIYORUZ’
Toplusözleşme süreci toplam çalışan sayısının yüzde 1.3’ünü ilgilendiriyor. Ancak sektördeki kurumsal firmalar ücret politikasını TÜTSİS’in toplusözleşme sürecine göre şekillendiriyor. Bu da TÜTSİS üyelerinde tepkiye neden oluyor. Bu hafta sekiz günlük grevden çıkan dört şirketin tepelerindeki isimlerin görüşlerine başvurduk. Bunlardan Tekstüre Çorap Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Koç, “Grev riskini biz alıyoruz. Diğer firmalar bizim sözleşmemizi referans alıyor. Belki benden daha ucuz sözleşme imzalıyorlar. Bunu bilmiyoruz” diyor.

Sendikalı işçinin KIDEMİ 8.5 YIL 

Tekstil sektöründe sendikalı işçilerin kıdem ortalaması 8.5 yılken sendikaların olmadığı işyerlerinde süre 2.5 yıla düşüyor. Sendikalı tekstil işçileri Türkiye’nin kıdem ortalamasının üzerinde yer alıyor.

Grevden çıkan patronlar anlatıyor 

‘İYİ İŞÇİYE DAHA FAZLA PARA VERECEK DÜZEN İSTİYORUM’ 
KENAN KOÇ , Tekstüre Çorap Yönetim Kurulu Başkanı

“Bizim üretimimizin yüzde 50’si ihracat. Bu toplusözleşmeyle üç yıl sonunda yaklaşık yüzde 35’lik bir işçilik maliyet artışı olacak. Üç yıl sonra kurun nerede olacağı önemli. Yurtdışında rekabetimizi etkileyecek. Bizim desteklediğimiz iyi işçilere kıdem ve ikramiye verilmesi. İyi işçiye daha fazla para verebilecek toplu sözleşme düzeni olması lazım. Bu anlayış hâlâ yerleşmedi. Mevcut anlayış yüzünden işveren sendikasının da işçi sendikasının da üye sayısı düştü. Bu toplusözleşmeyle işçilere dört ikramiye verilecek. Yeni başlayan işçiye dört ikramiye sendikacılığın gelişmesini sağlamaz. Tecrübeli adamın daha yüksek maaş alacağını bildiği, büyük şirketten emekli olabileceğini bildiği bir toplusözleşme düzeni daha doğru. Daha fazlasını hak eden işçilerimiz var. Kayıtlı işçilerin arasında sendikalı sayısı çok düşük. Diğer şirketlerin sendikalı olmasını sağlamak lazım ama bu sistem yardımcı olmuyor. Böyle bir sistem kurulursa konfeksiyonda fason yerine doğrudan 1000 kişi çalıştıran firmalar olur. Bu yapı Türkiye’de atölyeciliğe mahkûm kalmamıza neden oluyor.”

‘ASIL PROBLEM SENDİKALI İŞÇİ SAYISININ AZ OLMASI’
TAHİR GÜRSOY , Mithat Giyim Yönetim Kurulu Başkanı 

“Konfeksiyon sektörü için daha ağır maliyet oluştu. Bize maliyeti üç yıl için yüzde 50’yi geçiyor. Kaliteli usta çalıştırmak zorunda olduğumuz için maliyetimiz daha yüksek. Piyasadan bu rakamları alıp alamayacağımıza bakacağız çünkü hazırgiyimde büyük rekabet var. Ancak önemli olan grevin olaysız geçmesi oldu. Son grev 33 sene önceydi. Eskiden grevlerde istenmeyen olaylar yaşanıyordu. Bu greve provokatörler girmedi. Bu kelimenin tam manasıyla hak grevi oldu. 30 sene zarfında işçinin sosyal kalitesinin daha çok yükseldiğini gördük. Bu kaydadeğer bir olay. Bir takım elbiseyi 130-140 dakikada dikebiliyorsunuz. Ancak bunun hepsi işçiyle oluyor. 300 işçi çalıştırıyorum. İşçileri tamamen korumasız olarak işverenin önüne salamazsınız. Sendikasız işçiyle belki maliyet düşer ama işyeri disiplini olmaz. Türkiye’de sendikalı tekstil işçisi mutlu azınlık durumunda. Ücretler bir yana merdivenaltı üretimin bitmesi lazım. Herkes bordrolu olmalı ve herkes sosyal hakkını tamamen almalı. Sendikalı tekstil işçi sayısı toplamın dörtte biri değil. Asıl problem burada.”

‘SENDİKASIZ FİRMALARLA AYNI PAZARDAN PAY ALMAK ZORLAŞIYOR’
ORHAN HARMANCI Harmancı Etiket Yön. Kur. Başk. 

“Tekstil etiket sektöründe, işletmesinde sendika bulunan tek firmayız. Sendikadan dolayı hiçbir sıkıntımız yok. Global markalara imalat yapmak sadece kalite, hız, maliyetten geçiyor. İşletmemizde sendikanın bulunuyor olması, her denetim sırasında her şeye rağmen bize avantaj sağlıyor. İşçilerimiz grev sırasında pozitif yaklaşım gösterdi. Rakebetçi ortam gün geçtikçe artıyor ve son süreçle birlikte maliyetlerimize ekstra yükler bindi. Bu işvereni zora sokuyor. Maliyetler arttıkça, bizim gibi sendikaya sahip olmayan rakiplerimizle aynı pazardan pay almak firmamız açısından daha zor olmaya başlamıştır. Bugün büyük global markalara imalat yapan firmalar Çin, Bangladeş, Vietnam ve Kamboçya gibi düşük işçilik maliyetleri ile piyasayı sarsan ülkelerin karşısında kalite-modelhız üçgeninde kendine pay çıkarmaya çalışıyor, Ancak artan bu maliyetlerle Türk tekstil sektörünün daha dikkatli adımlar atması gerektiğini göz ardı etmemek gerekir. Yine de sendikalı işçiyle çalışmanın ayrıcalık olduğunu düşünüyorum.”

‘İMKÂNI OLAN TEKNOLOJİK YATIRIMA HIZ VERECEK’
NADİR YÜRÜKTÜMEN , Saray Halı Genel Koordinatörü 

“İşçi sendikası 2005 Şubat’ında sektörün sıkıntıları dikkate alındığında ikramiyenin 72 güne düşürülmesini kabul etmişti. İşçi sendikası bu sefer 120’ye çıkarılmasını istedi. Biz bunun maliyetini üç yıla yayalım istiyorduk. Onlar ilk altı ayda verilmesi için ısrarcı oldu. Grev kaçınılmazdı. Giydirilmiş ücret bakımından baktığımızda ve dünyada küresel sıkıntıları dikkate aldığımızda maliyet artışını karşılayacak bir pazar yok. Çin, Pakistan ve diğer bazı üçuncü dünya ülkelerinin maliyetleri bizim onlarla rekabet etmemize izin verecek durumda değil. Bizler 40-50 yıllık firmalarız. Firmalarımız teşviklerden yararlanamıyor. Zaten maliyetlerimiz yüksekti. Çalışanların tamamının kayıtlı olduğu, sendikalı işyerleriyiz. Yeni maliyetleri ürüne yansıtmak zor. Bunu bir şekilde tolere edeceğiz. Bu maliyetin karşısında teknolojik yatırım imkânı varsa, onu hızlandırmak gerekecek. Bu grevde iş barışını ikileme sokacak herhangi bir davranışta bulunulmadı. Türkiye için iyi bir sınavdı.”

HABERTÜRK

 

 

Kategoriler
Sosyal Güvenlik
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR

  • 3 Yıl Vergi Yok

    2016 yılının başında 6663 sayılı torba yasa ile yürürlüğe giren genç girişimciye teşvik uygulaması birçok mükellef tarafından bilinmiyor. Söz konusu teşvik uygulaması önemli avantajlar sağlıyor, ancak uygulama oldukça sınırlı...
  • Dava Açacaklar DİKKAT ! İş Hukukunda Yeni Dönem…

    KPMG Vergi Hukuk Bölüm Başkanı, Şirket Ortağı Onur Küçük’ün kaleme aldığı makaleye göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat ve ücret alacağına ilişkin diğer tüm talepler...
  • Damga Vergisi Oranları 2017

    2017 Yılı Damga Vergisi Oranları açıklanmıştır. 2016 yılında uygulanan maktu vergi tutarları yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere %7,5 oranında artırılmıştır. 2017 yılı Damga Vergisi Oranları 29931 Sayılı Resmî...
  • 2017 Yılı Yaşlı, Engelli Ve Engelli Yakını Aylık Rehberi

    Sosyal güvenlik sistemimizde prim almadan devlet tarafından muhtaç olan yaşlı, engelli ve engelliye bakan kişilere aylık bağlanmaktadır. Söz konusu aylıklara hak kazanmak için asgari ücret baz alınmak suretiyle muhtaçlık...