Maliye’ye ceza ödemek bir işkenceymiş

Dün gazeteye geldiğimde bir okurumuz aradı: “Trafik cezalarındaki af, Aralık 2010’dan önce kesilen ve Ağustos 2013’e kadar ödenmeyen cezaları kapsamıyor muydu” diye soruyordu.“Evet” dedim;Bende öyle biliyordum ama önceki gün...

Dün gazeteye geldiğimde bir okurumuz aradı: “Trafik cezalarındaki af, Aralık 2010’dan önce kesilen ve Ağustos 2013’e kadar ödenmeyen cezaları kapsamıyor muydu” diye soruyordu.“Evet” dedim;Bende öyle biliyordum ama önceki gün Anadolu Ajansından gelen haberde Kasım 2011’den önceki cezaların af kapsamında olduğu belirtiliyordu. Ve biz de Türkiye Gazetesinde haberi AA’dan geçtiği şekilde verdik. “Herhalde Maliye af kapsamını tarih olarak genişletti ki devletin ajansı Kasım 2011 olarak tarih verdi” diye ekledim.Açıkçası “af” kelimesine alerjim var. Aklımda hala “Rahşan affı” kalmış. Devletimiz kendisine karşı işlenen suçları affetmezdi ama insanlara karşı işlenen suçluları ve suçluları affederdi. İşte bu adaletsizlik bende affı “masumların-suçsuzların cezalandırılması” olarak göstermektedir.Bu konuşma ile benimde aklıma cezalarımın olabileceği geldi. Çünkü iki hafta önce GİB’den cep telefonuma mesaj gönderilmişti: “Borcunuzu ödeyin” diyorlardı.Arabanın ruhsatını alarak araştırmaya başladım. Trafik cezaları için ruhsat bilgileri gerekiyordu. Gerçi arabanın araç muayenesini Haziran 2013’de gerçekleşmiş ve tüm vergi ve diğer borçları ödenmiş şekilde “TEMİZ” kağıdı alınmıştı.
Olsun burası Türkiye; Devlet bir yerden bulur ve ister düşüncesi ile ceza bilgilerini sorgulamaya başladığımda karşıma 2011 yılından bir borç çıktı. Meğer Maliye Bakanımız Sn. Mehmet Şimşek’in değindiği gibi kayıtlara işlenmemiş-tebliğ edilmemiş ve sizin haberiniz olmayan borçlar sisteme cezalı olarak girilmiş.
Zaten Maliye Bakanlığı’nın da 31 Ekim’e kadar af ettiği cezalar da aslında sizden habersiz yazılan bu cezaların ek ceza kısmıymış. Yani Maliye “kusura bakmayın, madem size bu cezaları bildiremedik, o zaman cezanın cezasını affediyoruz” demek istiyor diye düşündüm.
Mademki ceza var ödeyelim dedim;
Üniversitenin Maliye bölümünden mezun olmuş ve eski maliye bakanı Adan Kahveci’nin yakını olarak bu işi artık halledebilirim diye düşündüm. Ve ödeme seçeneklerini tıklamaya başladım.
Önce GİB, yani Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı sitesinden kredi kartı ile ceza ödeme seçeneğine giriş yaptım. Maalesef ki ödeme seçeneği cezalarında cezasını içerecek şekildeydi; yani haksızlığı giderecek indirim seçeneği yoktu.
Başka yollar var mı diye sorgulamaya devam ederken karşıma “borç sorgulama” levhası çıktı. İyi ki çıkmış. Bir de baktım ki; 2010 yılı ortasında her şeyi temizlenmiş ve hiçbir cezası yoktur şeklinde elimden çıkardığım eski aracıma da ceza varmış.
İyi ama borç ödemek için “araç ruhsat tarihi” gerekliydi. Oysa üç yıl önce sattığım aracın ruhsat tarihini ben nerden bulacağım şimdi.
Kara kara düşünürken koridordan Yücel (Koç) Bey beni teselli etti: “Hiç dert etme benim üzerime kayıtlı olmayan bir araç hakkında beş yıl önce ceza kesilmiş. Senin ki en azından önceki aracın, ben de cezayı ödemek istiyorum ama başkasının ruhsat bilgilerini nasıl bulacağım?”
Yarabbi dedim “tam da orta gelir tuzağı” bu olmalı. Biz gazetede bile bunları yaşıyorsak, Maliyemize bir ödeme yapamıyorsak kim bilir vatandaş ne yapıyordur. Aklıma saatlerce kuyruklarda bekletilen insanlar geldi. Daha iki hafta önce haber yapmıştık “yokluk kuyrukları gitti, varlık kuyrukları geldi” şeklinde.
Maliyemize ceza yatırmak için gazeteyi baskıya vermekten vazgeçip vergi dairelerinde saatlerce kuyruklarda mı beklemeliydik. Neden internet üzerinden bu işi halledemiyoruz?
Devam ettim;
Borç sorgulama seçeneğinde eski aracın da borcunu bulmuştum ama borç ödeme seçeneğim yoktu. Zaten aklıma “yahu bu ceza tarihi Aralık 2010 mu yoksa Kasım 2011′ mi” diye takılıp durmuştu.
Bu sorgulama beni bir başka seçeneğe taşıdı. 6111 kanun kapsamında başvuru ve ödeme seçeneğine ulaşmıştım. Nihayet dedim… Başardım….
Gerçi benim kimlik bilgilerim dışında eşimin veya babamın da kimlik bilgilerine gerek vardı. Olsun hallettik. Ama sadece bilgileri girebilmiştim. ‘Tamam’ noktasında her geldiğimde “Ödeme Şekli Yazıyla” seçeneği eksik kalmış diye uyarı alıyordum.
Dayanamadım ve bölümdeki arkadaşları yardıma çağırdım. Canan Eraslan Hanım geldi, olmadı; teknoloji editörümüz Ömer Temur geldi, olmadı. “Ödeme Şekli Yazıyla” seçeneğine ne yazdıysak bir türlü başaramadık.
Ve saatler ilerledi. Ya işimi yapacaktım ya da Maliyemize ödeme yapmanın yollarını araştıracaktım.
Ben işime sarıldım.

İBRAHİM KAHVECİ / TÜRKİYE

 

Kategoriler
GüncelVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR