Part – Time Çalışanlar Sigortaya Akın Ediyor

Bağ-Kur’la gelen ağır şartlar ve düşük emeklilik maaşı isteğe bağlı sigortaya olan ilgiyi ciddi oranda azalttı. Buna karşılık part-time çalışanlar için yapılan düzenleme sonrası bu alandaki sigortalı sayısında adeta...
Bağ-Kur’la gelen ağır şartlar ve düşük emeklilik maaşı isteğe bağlı sigortaya olan ilgiyi ciddi oranda azalttı. Buna karşılık part-time çalışanlar için yapılan düzenleme sonrası bu alandaki sigortalı sayısında adeta patlama yaşanıyor

Avrupa’da belirli dönemlerde iş yaşamının dışına çıkanlar için eksik kalan sürelerini saydırmaları için tamamlayıcı bir rol üstlenen isteğe bağlı sigortalılık, Türkiye’de hem tamamlayıcı hem de tamamen müstakil bir sigorta alanı olarak karşımıza çıkıyor. Bu alan, hayatı boyunca hiç zorunlu sigortalılığı olmamış, herhangi bir şekilde çalışmamış bir kimse için emekliliğini kazanmanın tek yolu.

 

Ekim 2008’de yürürlüğe giren reform yasasıyla “tamamlayıcı” anlayış terk edildi ve prim şartı olmaksızın isteğe bağlı sigortalılığın önü açıldı.

Ağır koşullardan kaçış
Aslında isabetli de oldu. Ne var ki, yapılan bir başka değişiklikle, 2008 sonrasında, isteğe bağlı sigortalılar için 5510 sayılı Kanunun 4/B kapsamındaki hükümler geçerli sayıldı. Sigortalılık süreleri Bağ-Kur kapsamında değerlendirilmeye başlandı.
Bu değişiklik öncesi SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı üzerinden isteğe bağlı sigortalı olabilmek mümkündü. Ancak değişiklik sonrası bu fırsatın önü kapandı.
Bu değişiklik isteğe bağlı sigortalılığı oldukça olumsuz etkiledi. SGK’nın rakamlarına göre 2008 sonrasında isteğe bağlı sigortalı sayısının ciddi oranda azaldığı görülüyor. 2009 yılında 389 bin kişi iken 2013 yılının Mayıs ayı itibarıyla bu sayı 183 binlere gerilemiş. İsteğe bağlı sigortalı sayısında yüzde 40’a yakın bir azalma var.
İsteğe bağlı sigortalılığın cazibesini yitirmesine yol açan Bağ-Kur şartlarına bakıldığında şu noktalar öne çıkıyor. 4/B (Bağ-Kur) kapsamında emeklilik koşulları, 4/A (SSK) koşullarına göre daha ağır. Aynı zamanda ileride bağlanacak emekli aylığının seviyesi de daha düşük.
İşte bu nedenle isteğe bağlı sigortalı olanların sayısı giderek azalıyor. Oysaki sigortalılık eskisi gibi kalsaydı, kesinlikle daha fazla sayıda insan bu yolu tercih eder ve sosyal güvenlik şemsiyesi genişlerdi. Bu nedenle yapılması gereken tek şey, isteğe bağlı sigortalılığın eskisi gibi devam etmesi. Bunun için yasa değişikliğine ihtiyaç var.

‘İsteğe bağlı’ sigortalılık nedir?
–  Türkiye’de 18 yaş üstü kişiler zorunlu sigortalı durumunda olmamaları halinde prim ödeyerek sigortalı olabiliyor.
–  Herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık almayan, bir ay içinde 30 günden az çalışanlar isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
–  Bu sigortayı yaptıranlar “asgari ücretle bunun 6.5 katı olan tutar aralığında” kendilerinin belirleyeceği miktar (prime esas kazanç) üzerinden yüzde 32 prim ödeyerek sigortalı olabiliyor.
–  Belirlenen prime esas kazancın yüzde 20’si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için, yüzde 12’si genel sağlık sigortası alınacak prime işaret ediyor.
–  Böylece malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası kapsamındaki haklardan yararlanabiliyor.

ŞANSLI GRUPLAR VAR
İsteğe bağlı sigortalılıkta bazı gruplar için çıkarılan yasalarla çözümler üretildi. Bu gruplardan birincisi part-time çalışanlar. Ayda 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayanların, isteğe bağlı sigortaya başvuruları halinde, eksik kalan süreleri için prim ödemeleri ve ay içindeki çalışmalarını 30 güne tamamlamaları mümkün.
2011’de devreye giren yasayla bu durumda olanların sigortalılık statüleri yasanın 4/A bendi kapsamında geçerli sayıldı. Diğer isteğe bağlı sigortalılara göre avantajlı kılındılar. Bu da rakamların bir anda yükselişe geçmesine yol açtı.

Avantajlı sistem
2009’da 52 bin civarında olan part-time sigortalı sayısı Mayıs 2013’te 205 bine geldi. Bu çalışanlar için isteğe bağlı sigortalılık son derece avantajlı, çalıştıkları saatlerin dışındaki süreleri isteğe bağlı sigortalı olarak ödemeleri durumunda gelir testine girmeleri ve sağlık sigortasına prim ödemeleri gerekmeyecek. Böylece 30 gün üzerinden emeklilik ve sağlık imkanına kavuşabilecekler. Bu durumda olanlara tavsiyem bir an önce isteğe bağlı sigortaya geçmeleri.

İşçiler dikkat!
Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri de şanslı bir diğer grup. Çünkü yurtdışında çalışan bu işçilerimiz Ekim 2008 sonrasında herkes gibi isteğe bağlı sigortalılık süreleri bakımından 4/B’li (Bağ-Kur) olarak değerlendirilmişlerdi. Ancak, yine 2011’de yapılan değişiklikle Ekim 2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılık süreleri 4/A’lı (SSK) olarak sayılmaya başlandı.

CEM KILIÇ / MİLLİYET

 

Kategoriler
Sosyal Güvenlik
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR