Sermaye Hakkında Yanlış Beyanda Bulunmanın Hapis Cezası Olduğunun Farkında Mısınız?

Değerli okurlarımız Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girdi ancak kanunun halen farkında olunmayan birçok düzenlemesi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de anonim şirketlere ilişkin olarak getirilen sermaye hakkında yanlış...
aylık

Değerli okurlarımız Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girdi ancak kanunun halen farkında olunmayan birçok düzenlemesi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de anonim şirketlere ilişkin olarak getirilen sermaye hakkında yanlış beyanda bulunulması halinde doğacak sorumluluk olup, konu bu yazımızda ele alınacaktır.


Yeni TTK’nın 549’uncu maddesi uyarınca,şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde bunlara katılanlar sorumludur.

Diğer yandan 550’nci madde uyarınca ise, sermaye tamamıyla taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemişken, taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi gösterenler ile kusurlu olmaları şartıyla, şirket yetkilileri, bu payları üstlenmiş kabul edilirler ve payların karşılıkları ile zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler.

Sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yeterliliğinin bulunmadığını bilen ve buna onay verenler, söz konusu borcun ödenmemesinden doğan zarardan sorumludurlar.

Sermayenin korunması ilkesinin bir uygulaması olarak düşünülen 550’nci madde düzenlemesi, 549’uncu maddenin tamamlayıcısı niteliğindedir. Sermaye tamamen taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya esas sözleşme gereğince ödenmemişken;
 
                Taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi gösterenler ile
 
                Şirket yetkilileri

kusurlu olmaları şartıyla tamamıyla taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemiş payları üstlenmiş kabul edilirler ve payların karşılıkları ile zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler. Aynı durum, kanun ve esas sözleşme gereği ödenmesi gereken pay karşılıkları için de geçerli olacaktır.

Önemle vurgulanmalıdır ki buradaki ceza sistemi yalnızca para cezasından ibaret değildir. Aynı zamanda 550’nci madde düzenlemesine riayet etmemenin hapis cezası da bulunmaktadır. 
TTK’nın 562’nci maddesinin 9 numaralı fıkrasına göre, 550’nci maddeye aykırı hareket edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır.

Diğer yandan, işleme aracılık eden noterler ile işleme katılan diğer şahıslar da 549’uncu madde uyarınca sorumlu olacaklardır. 
562’nci maddenin 8’inci fıkrası uyarınca da, 549’uncu maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaklardır. Dikkat edilirse bunlar için hapis cezası öngörülmüştür ve adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Sonuç olarak, sermaye tamamıyla taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemişken, taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi gösterenler ile bunlara yardım edenler hapis cezası ile cezalandırılabileceklerdir.

Gazeteport

Ekrem Öncü
Yeminli Mali Müşavir
DKR Denetim

Kategoriler
GüncelVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR