Varlık kiralama şirketlerine sağlanan taşınmaz edinimi kolaylığı

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 61. maddesinde yapılan tanımlamaya göre varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır. Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak...
veysi sevig
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 61. maddesinde yapılan tanımlamaya göre varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır.
Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen sermaye piyasası aracı olarak kabul edilmiştir. Varlık kiralama şirketleri, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygun görüş verilen esas (ana) sözleşmesinde belirtilen faaliyetler dışında herhangi bir ticari faaliyetle uğraşamayacağı gibi sahip olduğu varlıklar ve haklar üzerinde esas sözleşmesinde izin verilenler hariç olmak üzere, üçüncü kişiler lehine hiçbir ayni hak tesis edemez ve bunları kira sertifikası sahiplerinin menfaatlerine aykırı bir şekilde kiralayamaz ve devredemez.
Kira sertifikaları itfa edilinceye kadar varlık kiralama şirketlerinin portföyünde yer alan bütün varlıklar ve haklar, ihraçcının; yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi halinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dahil olmak üzere haczedilemez, iflas masasına dahil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Ancak ihraçcının kira sertifikalarından kaynaklanan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmemesi, yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi, faaliyet izninin kaldırılması veya iflası halinde portföyündeki varlıklardan elde edilen gelir öncelikle kira sertifikası sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacak. Bu durumda Sermaye Piyasası Kurulu kira sertifikası sahiplerinin haklarının korunmasını sağlamak amacıyla her türlü önlemi almaya yetkili kılınmıştır.
Varlık kiralama şirketlerinin kuruluşuna, esas sözleşmelerine, faaliyet esaslarına, devralabilecekleri varlık ve hakların türleri ve niteliklerine, bunlara ilişkin kayıtların tutulmasına, yönetim ilkelerine, tasfiye ve sona ermelerine Yatırım Tazmin Merkezine hizmetleri karşılığında varlık kiralama şirketlerinin portföyündeki varlıklardan ödeme yapılması halinde bu ödemelerin usul ve esasları Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek. Kira sertifikası ve varlık kiralama şirketlerinin gayrimenkul edinimlerini kolaylaştırmak amacıyla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 6 fıkrasının (e) bendine 11 Haziran 2013 tarihinde yeni bir eklenti yapılmış bulunmaktadır. Buna göre;
“Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların yüzde 75’lik kısmı” kurumlar vergisinden bağışık tutulurken, “Taşınmazların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince taşınmaz devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar için bu oran yüzde 100 olarak uygulanacak ve bu taşınmazlar için en az iki tam yıl aktifte bulunma” koşulu aranmayacak.
Ancak, varlık kiralama şirketinden devralınan veya kaynak kuruluş tarafından kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi hali hariç olmak üzere, varlık kiralama şirketi tarafından söz konusu taşınmazların üçüncü kişi veya kurumlara satılması durumunda, bu varlıkların kaynak kuruluşta varlık kiralama şirketine devirden önceki kayıtlı değeri ile anılan kurumlarda ayrılan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak satışı gerçekleştirilen kurum nezdinde vergilendirme yapılacak.
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacak ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen 5’inci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacak. Ancak bu durumda satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacak.
İstisna edilen kazançtan 5 yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen ve işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlar tarafından ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacak. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi, Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre yapılan devir ve bölümler hariç olmak üzere yukarıda belirtilen ilkeler uygulanacak.
Diğer yandan taşınmaz ticareti ve kiralamasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
Kaynak:İTO PORTAL

 

Kategoriler
Vergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR