Vergi İadelerinde Yeni Dönem

1985 yılından beri ülkemizde uygulanan KDV sistemi, bu süreç içerisinde kendi mevzuatını geliştirdi. İlk başlarda yollarda ve çarşılarda tek tek belge kontrolü ile oturtulmaya çalışılan bu vergi, istisnaları, teşvikleri...
gelir-vergisi-kanunu-yeni

1985 yılından beri ülkemizde uygulanan KDV sistemi, bu süreç içerisinde kendi mevzuatını geliştirdi.
İlk başlarda yollarda ve çarşılarda tek tek belge kontrolü ile oturtulmaya çalışılan bu vergi, istisnaları, teşvikleri ve muafiyetleri ile çok ayrıntılı bir alan haline geldi.

İhracat, gelişmesi istenen sektörler ve bazı temel mal ve hizmetlerin satıldığı sektörlerde ya vergi alınmıyor veya indirimli oranda vergi uygulanıyor. Bu durumda, bahsettiğim sektörlerde çalışan kişi veya kurumlara mal veya hizmet satan mükellefler, o malları alırken yüklendikleri KDV’yi iade olarak alma hakkına sahip oluyor. İade sisteminin temel anlayışı; nihai tüketici üzerinde kalması gereken vergilerin ticaretle uğraşan firmalar üzerinde kalmaması mantığına dayanıyor. Mükellef KDV’siz/ indirimli oranlı KDV ile sattığı malı alırken ödediği KDV’yi vergi dairesinden iade talep edebilir. Tabii ki iade imkânından faydalanmak isteyen firmaların da uymak zorunda oldukları kurallar vardır. Mal alınan firmaların mahiyetinden düzenlenen belge türüne, ödeme şeklinden kayıt ve beyanlara kadar birçok kural, iade alınacak vergiler bakımından önem arz ediyor. Aksi takdirde geçmişimizde yaşanan hayalÎ ihracatlara benzer birçok yolsuzluk ve haksız vergi iadeleri gündeme gelir.

Yukarıda bahsettiğim haksız iade korkusundan dolayı vergi daireleri mükelleflerin iade taleplerine her zaman temkinli yaklaşmıştır. Teminat mektupları, YMM’lerce düzenlenen raporlar, özel mükellefler için getirilen hızlı iade sistemi gibi birçok tedbire rağmen mükelleflerin iade hakkı olan vergilerin ödemesi istenen hızda yapılamıyor. Bu durum mükellefleri çok ciddi manada finansal sıkıntıya sokuyor. Geçtiğimiz hafta basın açıklaması ile KDV tebliğlerinin tek bir tebliğde toplandığı ve bundan sonra iadelerin daha hızlı yapılacağı müjdesini veren Maliye Bakanı Şimşek, vergi iadeleri yapılmayan mükellefleri sevindirdi.

Şimşek, KDV iade süreçlerinde etkinliği artıracak, haksız iadelerin önüne geçecek şekilde önemli düzenlemeler yaptıklarını dile getirdi. Yeni dönemde sahte belgeye dayanan ve haksız KDV iadesine sebep olabilecek taleplerin önlenmesi amacıyla getirilen özel esaslar uygulaması da değişecek. Hâlihazırda geçerli sistemde mükelleflerin mağduriyetine yol açan tüm uygulamaların kaldırılacağı söyleniyor. Artık, özel esaslara alınmadan önce mükelleflere yaptıkları işlemin gerçekliğini her türlü delil ile ispat etme imkânı sağlanacak.

Bugün bir vergi müfettişinin sahte fatura düzenlediğini tespit ettiği mükellefi ve bundan fatura alan diğer mükellefleri özel esaslar kapsamına alması mümkün. Kamuoyunda ‘koda alınma’ olarak belirlenen bu uygulama, mükelleflerin ticaret hayatlarının felç olması anlamına geliyor. Çünkü koda alınan bir mükellefin kendi talep ettiği KDV iadesi artırımlı teminat uygulaması, vergi incelemesinden geçme gibi çok zor şartlara bağlanıyor. Diğer mükellefler de koda girme tehlikesi yaşayacağı ve KDV iade talepleri sıkıntıya gireceği için bu mükelleften mal veya hizmet almak istemiyor. Hal böyle olunca mükellefler artık mal satamaz, müşteri bulamaz oluyor. Yayımlanan tebliğ sonrasında 1 Mayıs’tan itibaren yürürlüğe girecek yeni uygulamada bu durumdaki mükelleflerin 3-5 yıl sonra koddan çıkması mümkün olacak.

Tebliğle KDV iadelerinde önemli bir sistem değişikliğine gidiliyor. Mükelleflerin KDV iade talepleri artık daha hızlı ve şeffaf şekilde yerine getirilecek. Bir süredir İstanbul’da başarıyla yürütülen pilot uygulama artık tüm ülkede yaygınlaşacak. Yeni uygulamada iade talebi bulunan mükellefler talepte bulundukları iadenin en son durumu hakkında, (örneğin hangi memurun önünde, hangi aşamada olduğu) online ortamda bilgi sahibi olabilecek. İade dosyasının geçtiği ve sonuçlanıncaya kadar da geçireceği aşamalar da görülebilecek. Kısacası talep edilen iadenin daha hızlı, şeffaf ve sağlıklı yapılması sağlanmaya çalışılacak. Bundan sonra mükellefin talebini ağırdan alan, iadeyi geç yapan müdürler puan kaybedecek, süreci doğru ve hızlı bir şekilde yapan müdürler ödüllendirilecek.

İadeler hangi usulde yapılacak?

İstisna uygulamalarında uyulacak usul ve esaslar açık bir şekilde ortaya konulacak. İmal, inşa, tadil, bakım ve onarım uygulamalarını içeren istisna düzenlemelerinde proje uygulamasına geçiliyor. Mükellefler proje kapsamında alacakları malların listesini vergi dairesine sunacak. Bu sayede iade işlemleri daha planlı ve hızlı yapılabilecek.

KDV’deki tecil ve terkin uygulamasından faydalanacak imalatçıların kapsamı tarımsal üretimi de kapsayacak bir şekilde genişletiliyor. İlk defa tarımsal üretim yapanlar da tecil, terkin kapsamına alınmış oldu.

Şu an uygulanan hızlandırılmış iade sisteminden faydalanma şartları da hafifletiliyor. Bu uygulama büyük hacimli mükelleflerin KDV iadelerini herhangi bir inceleme olmadan ve 5 iş gününde almalarına imkân sağlıyor. Artık bu sistemden faydalanmak için aranan 4 kriterden 3’üne sahip olmak yeterli. Ayrıca çalıştırılması gereken asgari işçi sayısı da 350’den 250’ye düşürüldü. Çıkarılan yeni tebliğ ile bu uygulamadan daha fazla mükellefin faydalanması mümkün hale gelecek. Daha önce sadece imalat ya da ihracat yapan mükelleflerin faydalanabildiği indirimli teminat uygulaması sistemi, KDV iadesi alan tüm mükellefler için yaygınlaştırılacak. İndirimli teminat uygulaması sistemiyle gerekli şartları sağlayan mükellefler, KDV iadelerini yüzde 100 teminat yerine sadece yüzde 4 veya yüzde 8 teminat göstererek alabilecek. Teminatlar düşürülerek, bu şartları sağlayan bütün mükellefler açısından vergi ve finansman yükünde önemli bir hafiflemeye gidilecek. Aynı şekilde tevkifat uygulamalarından kaynaklanan mahsuben iade usulü de yaygınlaştırılıyor.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yusuf-keles/vergi-iadelerinde-yeni-donem_2213826.html

Kategoriler
Vergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR