Vergicilerin gündeminde neler var?

Göreceli olarak işlerin daha sakin olduğu yaz dönemi sonunda, herkesin işe dönüp tekrar yoğunlaşmaya başladığı günlerdeyiz. Vergicilerin işe konsantre olma sürecine katkı yapacağını umarak, aşağıda önümüzdeki günlerde bizi nelerin...
Göreceli olarak işlerin daha sakin olduğu yaz dönemi sonunda, herkesin işe dönüp tekrar yoğunlaşmaya başladığı günlerdeyiz. Vergicilerin işe konsantre olma sürecine katkı yapacağını umarak, aşağıda önümüzdeki günlerde bizi nelerin beklediğine ilişkin bir özet yapılmıştır.
1) Gelir Vergisi Kanunu tasarısı
Haziran ayında TBMM’ye sevk edilen Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı halen Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nun gündemindedir. Tasarının yılsonuna kadar yasama sürecini tamamlayarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Toplumun tamamını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyeceği açık olan böyle kapsamlı ve önemli bir yasama çalışmasına bir şekilde katılmak, görüş bildirmek, daha da önemlisi yasalaşma sonrası için hazırlık yapmak için sayılı günler kalmıştır. Bu kısıtlı sürenin iyi kullanılması önemlidir.
2) e-defter/e-fatura geçiş işlemleri
Aralık 2012’de yayımlanan genel tebliğde yapılan düzenlemeyle, belirlenen kriterleri sağlayan kişi ve kurumlar için e-fatura ve e-defter uygulaması zorunluluğu getirilmiştir.
Bu düzenleme kapsamında e-defter uygulaması için Gelir İdaresi’ne başvurular 01.09.2013 tarihine kadar yapılmıştır. e-fatura uygulamasını entegrasyon veya özel entegrasyon yoluyla yapacak mükelleflerin büyük bölümü için hazırlık dönemi devam etmektedir. Bu hazırlıkların yılsonuna kadar tamamlanması ve e-fatura uygulamasına başlanması gerekmektedir.
e-fatura uygulaması kapsamına girenlerin, kapsamda olanlara e-fatura düzenlemeleri, yine kapsamda olanlardan e-fatura almaları gerekmektedir. Bu mükellefler tarafından düzenlenen kâğıt faturalar hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Yasal zorunluluğa uymayanlar, yıllık 94.000 lira üst sınırı içinde, düzenlemedikleri veya almadıkları e-faturaların üzerinde yer alması gereken tutarın % 10’u kadar özel usulsüzlük cezasıyla karşılaşabileceklerdir.
Bizce e-fatura düzenlememe ve almama fiilinin müeyyidesi özel usulsüzlük cezası olmakla birlikte, Gelir İdaresi yetkililerinin basına da yansıyan açıklamalarından, Gelir İdaresi’nin bu cezayla yetinmeyeceği, alınan kâğıt faturada yer alan KDV’nin indirimini de engellemeyi deneyecekleri anlaşılmaktadır. Bu nedenle kısıtlı sürenin iyi değerlendirilerek sürecin tamamlanmasına çalışılmalıdır. E-defter uygulamasına geçiş için süre e-faturada olduğu gibi kısıtlı değildir. Yeni bir düzenlemeyle süre uzatılmazsa, e-defter uygulamasına 2014 yılı sonuna kadar geçilebilecektir.
3) e-arşiv ile ilgili genel tebliğ taslağı
05.08.2013 tarihinde www.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan elektronik arşiv uygulamasına ilişkin tebliğ taslağıyla;
– Elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan veya olmayan vergi mükelleflerine
– Vergi mükellefi olmayan kişilere (gerçek kişi-son tüketici müşterilere)
elektronik ortamda fatura oluşturulması, arşivlenmesi ve gönderilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmasının tasarlandığı görülmektedir.
Tebliğin kısa sürede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Özellikle e-fatura geçiş sürecinde olanların ve internet üzerinden satış yapanların, bu taslağı incelemeleri ve hazırlıklara şimdiden başlamaları önemlidir.
4) Yeni nesil ödeme kaydedici cihazların kullanımı
İlgili mevzuatına göre ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olan mükelleflerden, faaliyetlerinde seyyar EFT-POS cihazı kullananlara ve yol kenarı otopark hizmeti veren mükelleflere 01.10.2013 tarihinden itibaren EFT-POS özelliği olan yeni nesil ödeme kaydedici cihazları kullanma zorunluluğu getirilmiştir.
Yasal düzenlemeye göre, 01.10.2013 tarihi itibariyle EFT-POS özellikli cihaz kullanma zorunluluğuna tâbi olan mükellefler, cihazın faturasının düzenlendiği tarihten itibaren 90 gün içerisinde cihazlarını vergi dairesine kaydettirerek bu cihazlarını 30.12.2013 tarihini geçmemek üzere kullanmaya başlayacaklardır.
Basit/bilgisayar bağlantılı yeni nesil ödeme kaydedici cihazları kullanmak zorunda olanların bu zorunluluğu ise esas olarak 01.01.2016 tarihinde başlayacaktır.
5) Faiz gider kısıtlaması
01.01.2013 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, 1990’lı yıllarda uygulanan finansman gider kısıtlaması uygulaması benzeri bir düzenlemeyle, kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz ve benzeri ödemelerin, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek bir kısmının gider olarak dikkate alınmaması öngörülmüştür.
Düzenlemeye göre;
– Gider kısıtlaması, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere yapılacak,
– Kısıtlama en fazla %10 ile sınırlı olabilecek ve oranı Bakanlar Kurulu sektörler itibariyle farklılaştırabilecek,
– Yatırım maliyetine eklenen faiz ve benzeri ödemeler sınırlamaya tabi olmayacaktır.
Bakanlar Kurulu, kanunun verdiği yetkiyi bugüne kadar kullanmamış ve finansman gider kısıtlaması düzenlemesi fiilen yürürlüğe girmemiştir.
Bu uygulamanın 2014 yılı başı itibariyle uygulanmaya başlaması olasılığı göz ardı edilmemeli, yabancı kaynak kullanan işletmelerin yapılarını yeniden gözden geçirmeleri ve gerekirse önlem almaları önerilmektedir.
6) Varlık Barışı’ndan yararlanmada sayılı günler
29.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kanunla getirilen varlık barışı uygulamasından yararlanmak için sayılı günler kalmıştır. Bakanlar Kurulu’nun yetkisini kullanması sonucu uzayan süre 31.10.2013 tarihinde sona ermektedir. Bakanlar Kurulu’nun bu süreyi tekrar uzatma yetkisi yoktur.
Yasal düzenlemeye göre;
– Varlık Barışı kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamamakta,
– Diğer nedenlerle 01.01.2013 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan incelemeler sonucu yapılacak tarhiyatlarda, bulunan matrah farklarından kayda alınan varlıkların değeri düşülmektedir.
Bu avantajlardan yararlanabilmek için;
– Kapsama giren yurt dışındaki varlıkların banka veya aracı kurumlara (menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarını) bildirilmesi veya vergi dairesine beyan edilmesi,
– Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi takip eden ayın sonuna kadar Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
– Beyan edilen değerler üzerinden %2 oranında vergi ödenmesi,gerekmektedir.

RECEP BIYIK / DÜNYA

 

Kategoriler
GüncelVergi
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR