Yanlış Uzman Çalıştırmayın

Soru: Sadettin Bey, biz ortak sağlık ve güvenlik birimi olarak iş güvenliği hizmeti vermekteyiz. Çeşitli firmalara gittiğimizde bazı bireysel çalışan iş güvenliği uzmanlarının tehlike sınıflarını gözetmeden anlaşma yaptıklarını görmekteyiz....

Soru: Sadettin Bey, biz ortak sağlık ve güvenlik birimi olarak iş güvenliği hizmeti vermekteyiz. Çeşitli firmalara gittiğimizde bazı bireysel çalışan iş güvenliği uzmanlarının tehlike sınıflarını gözetmeden anlaşma yaptıklarını görmekteyiz.

Örneğin (C) sınıfı uzmanlar (A) sınıfı uzmanların görevlendirebileceği yerler ile anlaşıyorlar ve bunu da 6331 Sayılı Kanun’un geçici olan 4. maddesine dayanarak yaptıklarını dile getirmekteler. Bu konuda bizleri de işyerlerini de bilgilendirmenizi rica ederiz. İtimat O.

Cevap: Değerli okurum, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği;

– Çok tehlikeli işyerlerinde (A) sınıfı,

– Tehlikeli işyerlerinde (B) sınıfı

– Az tehlikeli işyerlerinde (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlarının görevlendirilmesi gerekiyor.

Fakat ilk etapta uzman sayısındaki yetersizlik sebebiyle kanuna konulan geçici 4. madde ile işverenlere bir kolaylık sağlandı. Buna göre çok tehlikeli işyerleri dört yıl süreyle (A) sınıfı yerine (B) sınıfı, tehlikeli işyerleri ise üç yıl süreyle (B) sınıfı yerine (C) sınıfı uzman çalıştırabilecek. Görüldüğü üzere (C) sınıfı uzmanlar sadece az tehlikeli işyerlerine ve üç yıllık geçiş süresi zarfında da tehlikeli işyerlerine hizmet verebilirler. Yani çok tehlikeli işyerlerine hizmet vermeleri mümkün değil. Aslında Bakanlık tarafından çıkarılan bir tebliğle, (C) sınıfı uzmanların sadece kendi meslekleriyle ilgili çok tehlikeli işyerlerine de hizmet verebilmeleri sağlanmıştı. Fakat Danıştay geçtiğimiz yıl söz konusu tebliğin yürütmesini durdurduğu için bu yol da kapanmış oldu. Özetlersek, (B) sınıfı uzmanla sözleşme yapması gerekirken (C) sınıfı uzmanla sözleşme yapan çok tehlikeli işyeri, hiç sözleşme yapmamış ve uzman çalıştırmamış sayılacak ve idari para cezalarına muhatap olacaktır.

Borçlanmayı dikkatli yapın

Soru: Sadettin Bey, eşimin 1984 yılında işe girişi var. 1995 yılına kadar 1337 gün sigortası ödendi. 2007-2013 arasında da toplam 1185 gün isteğe bağlı Bağ-Kur ödemesi var. 2013 Kasım ayından bu tarafa SSK’lı olarak prim ödeniyor. 1997, 2004 ve 2009 doğumlu olmak üzere 3 çocuğumuz var. Eşim işten çıkar da tarım sigortası ödersek emekli maaşında ne kadar bir kaybı olur? Doğum borçlanmasını tarım sigortası olarak yaparsak maaş fark eder mi? Doğum borçlanmasını yüksek seviyeden yapmamızı tavsiye eder misiniz? Ercan A.

Cevap: Değerli okurum, eşiniz SSK’ya devam ederken doğum borçlanması yapmanızı tavsiye ederim. Üç çocuğunuzdan ikisi için borçlanma yapabilirsiniz. Bu iki doğumdan birisi 1997 yılındaki doğum olsun. Böylece emekli aylığına daha fazla katkısı olacaktır. Eşiniz 5000 günü doldurarak emekli olacak. Bu 5000 günün dolmasına 1230 gün kala tarım sigortasına geçebilirsiniz. Bu şekilde SSK’lı olarak emekli olma hakkını korumuş olacaktır. Borçlanmayı yüksek seviyeden yapmanızı tavsiye etmem. Çünkü ödediğiniz yüksek prim aylığınıza çok az etki edecektir. Son 1230 günde tarım sigortasına geçmeniz emekli aylığınızı bir miktar azaltır fakat en fazla 5-10 lira gibi bir etkisi olur.

Kaynak: http://www.bugun.com.tr/yanlis-uzman-calistirmayin-yazisi-1063873

Kategoriler
Sosyal Güvenlik
Yorum Yok

Yazıya Yorum Yapın

*

*

SON YAZILANLAR